İngiltere… Okyanus üstünde bir okyanus, deniz derya

Belki havasından, belki hayatlarına fazla dahil olmasından, belki de sömürgecilik geçmişindendir bilinmez; Kıbrıslılar sevmez genellikle İngiltere’yi. Daha doğrusu Londra’yı. Çünkü genellikle İngiltere başkent Londra ile sınırlı algılanır; oysa bu ülkeyi tanımanın yolu Londra dışına çıkmakla mümkün. Tüm ülkeler gibi. Kentleri, kasabaları, köyleri, kırsalı, gerçek hayatı tanımakla… Ben aslında genelin aksine Londra’yı da seviyorum. Güneş delisi, yaz tutkunu, adanın bile kışına tahammül etmeyen bir Kıbrıslı olarak … Okumaya devam et İngiltere… Okyanus üstünde bir okyanus, deniz derya

Farklı bir dünya, hatta dünya dışı ayrıcalıklı rota: AZORLAR

Tatil, gezi planlarımızı genellikle bahar aylarına yönelik yaparız. Mart-mayıs dönemleri veya eylül/ekim. Bazen ani, günübirlik karar; bazen planlı, programlı. Kimi zaman tek, kimi zaman çekirdek aile; bazen dar arkadaş grubu, bazen de geniş. Son gezimizi geniş grupla, tümü dost ve arkadaşlardan oluşan 14 kişilik bir grupla yaptık. İyi yol arkadaşları olunca iddialı ve yoğun bir gezi planladık. Ulaşılması zor sandığımız, biraz ürktüğümüz, acaba’larla dolu bir … Okumaya devam et Farklı bir dünya, hatta dünya dışı ayrıcalıklı rota: AZORLAR

KERALA, Hindistan algımızı değiştirdi… Yokluk içinde varlığın, organize kaosun adresi… Ve baharatın anavatanı…

Hindistan… Uzun süreden beri gezi planlarımız arasında yer almasına rağmen cesaret edemediğimiz bir coğrafya. Ziyaret ettiğimiz onlarcasından, nereye çıkarırsa diye yola çıktığımız diğer ülkelerden farklı. Ülke demek bile zor, sanki bir coğrafyada on ülke gibi. Doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi; her biri başka özellikte. Hem çok büyük, hem 1.5 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi, hem duyumların/filmlerin/okuduklarımızın etkisiyle yemeden/içmeden sokağa kadar güvenlik kaygısı. Ne yer ne … Okumaya devam et KERALA, Hindistan algımızı değiştirdi… Yokluk içinde varlığın, organize kaosun adresi… Ve baharatın anavatanı…

GİRİT… Bir lase uğradık, ruhunu sevdik

Plansız, programsız, hızlı bir yol hikâyemiz oldu geçtiğimiz hafta. Kısacık. Hiç hesapta olmadan. Bölgede ani soğuk, şiddetli fırtına gibi hava şartlarının da pek uygun olmadığı günler. Ama tarih olarak hayat programımıza denk düşünce, fiyat da neredeyse ada içi tatilden ucuz görününce düştük yollara. Girit’e çevirdik bu kez rotayı. 3 gece, 2 tam gün. Sadece hayata kısa bir mola. İlle de Girit veya öncelik değildi, fiyat … Okumaya devam et GİRİT… Bir lase uğradık, ruhunu sevdik

RODOS… Doğası, dokusu, dinginliği, fiyatlarıyla ideal bir rota

Tatil planlarımızı yıllardan beri mümkün olduğunca sezon dışlarına kaydırma gayretindeyiz. Herkes giderken sen dön veya herkes dönerken git misali. Hem kalabalıklarda boğulmamak, hem de fiyat avantajı nedeniyle. Son yıllarda uçan fiyatlar, TL’nin değer kaybı, uçak biletlerindeki fahiş rakamlar nedeniyle daha da öncelikli oldu bu durum. Hatta nereye gideceğini fiyat bazlı belirleme daha mantıklı, zorunlu rota değilse tabii ki… Son gezimiz de öyle oldu. Bir akşam … Okumaya devam et RODOS… Doğası, dokusu, dinginliği, fiyatlarıyla ideal bir rota