Bu sergiye hazır olun, benzeri yok… Tarihle sanat buluştu, tozlu sayfalardan fısıldayan kadınlar modellerle tuvale taşındı

Biri resim sanatçısı, dev portre çalışmalarıyla ünlü; diğeri araştırmacı, tarih tutkunu. Biri araştırdı, belgelerle derledi; diğeri tuvale taşıdı. Üstelik modeller kullanıldı. Öyle sıradan araştırma, resmetme değil. Tarihi, kültürü, objeleriyle sanki Kıbrıs tarihi, Kıbrıslı kimlik… Kadın odaklı bir çalışma. Tarihin tozlu sayfalarından çıkan, ta Lüzinyan döneminden bize fısıldayan kadınlardan hareketle hazırlanan bir proje. Sekiz asır önce adada yaşamış, derin izler bırakmış, hâlâ her yerde gölgeleri/eserleriyle yaşayan … Okumaya devam et Bu sergiye hazır olun, benzeri yok… Tarihle sanat buluştu, tozlu sayfalardan fısıldayan kadınlar modellerle tuvale taşındı

DEPREM… 23 yıl önce de aynı şeyleri konuştuk, bir arpa boyu yol almadık!

Deprem ana gündem bugünlerde. Başka gündem yok. Ama bu ilk değil. 1999 Marmara depreminin ardından da aynı tartışmalar yaşanmış, aynı kaygılar taşınmıştı. Bu sefer tek fark, faydaki kaymanın adada deprem riskini artırdığına dair veriler ve ağır insan kaybımız. Aşağıdaki haber 1999 depreminin hemen ardından yapıldı. Aynı sorular, aynı kaygılar. İsimleri çıkarsak bugün yapılmış gibi. Nerde kalmıştık dedirten cinsten, bir arpa boyu yol almadığımızın kanıtı sanki… … Okumaya devam et DEPREM… 23 yıl önce de aynı şeyleri konuştuk, bir arpa boyu yol almadık!

ÜLKESEL FİZİK PLAN….

(Ülkesel Fizik Plan… Onlarca uzman yıllarca çalışarak hazırlamış. Bin sayfalık raporlama, haritalar. Ben de o kocaman rapordan geniş kapsamlı bir haber yapmıştım 2014’te. Şimdi yeniden gündeme gelince arşivden çıkarıp tekrar okudum. Planın/raporun üzerinden 8 yıl geçmiş, bu sürede çokça hükümet gelip gitmiş. O günlerde bu günleri de görerek hazırlanmış. 2026’ya kadar vizyon öngörmüş. O güne de, bu güne de vizyon. Biraz güncelleme bilgilerle tüm sektörlere … Okumaya devam et ÜLKESEL FİZİK PLAN….

Şarap, içkiden öte kültür. Usulü var, insanlık tarihi kadar eski. Ve ‘yıllanmış şarap’ algısı doğru değil!

Şarap, içkiden öte kültür. İnsanlık tarihi kadar eski, hatta tarihteki bazı topluluklarda kutsal. Usulü var, manası var. Üretimi, korunması, ikramı, tutuşu, içimi, sunumu; hepsi özellikli.  Gastronomide ayrı yeri var, özel uzmanlık alanı. Rastgele de değil bu özellikler, nedenleri var. Mesela geniş ağızlı bardakta sunumun nedeni, şarabın hava alması içindir. Hava almayan şarap baş ağrısı yapar. Veya bardağı tutuş şeklinin amacı; ısınmanın önlenmesi, ayrıca sallama imkânı … Okumaya devam et Şarap, içkiden öte kültür. Usulü var, insanlık tarihi kadar eski. Ve ‘yıllanmış şarap’ algısı doğru değil!

Goraşa’dan Gullurugya’ya, Talatur’dan İslim’e binlerce yıllık Ada Mutfağı

Araştırmacı, Yazar, 40 yıllık turizmci Zekai Altan, yıllarca devam eden araştırmalarının sonuçlarını kitapta topladı. Bizans’tan Luzinyan’a, Venedik’ten Osmanlı’ya, İngiliz Sömürge yönetiminden günümüze harmanladı ada kültürünü. Ada Mutfağımız/Tarihsel Süreç İçerisinde Otantik Kıbrıs Mutfağı adıyla 3 dilde yayımlandı kitap. Bilinenden çok bilinmeyen var kitapta, tarifleriyle birlikte. Mete Hatay’ın önsözdeki ifadesiyle, adanın geleneklerinin hazine avcısı gibi, bir dizi bilinmeyeni, kaybolanı, unutulanı gün yüzüne çıkardı. “Goraşa” diye bir tarif … Okumaya devam et Goraşa’dan Gullurugya’ya, Talatur’dan İslim’e binlerce yıllık Ada Mutfağı

Maronit açılımını bekleyen Türkler de var. Çünkü onlar akraba

  “5 kardeşin yarısı Müslüman, yarısı Hristiyan… Yeniden birlikte yaşamak istiyoruz” Ay Marina, 1958’den itibaren Türkçeleştirilen adıyla Gürpınar. Lefkoşa-Güzelyurt anayolu üzerinde, bölgeye hâkim tepelerde Atatürk kaidesi ve kocaman Türk bayrağı ile görmeye alıştığımız bir köy. Daha doğrusu köydü. 1974’ten beri burada yaşam yok. Ama adı, Maronit köyü, Maronit köylerinden biri olarak sürekli gündemde. Fakat bilinmeyen veya az bilinen, bu köyde Kıbrıslı Türklerle Maronitlerin yıllarca birlikte … Okumaya devam et Maronit açılımını bekleyen Türkler de var. Çünkü onlar akraba

Babutsa’nın DNA’sı çözülüyor, narenciyeye sağlıklı fidan yetiştiriliyor, Medoş Lalesi çoğaltılarak korumaya alınıyor

Doku kültürü KKTC’de tarımın/doğanın kaderini değiştirmeye aday… Ayaklarına çizme geçirerek dağ/ova/bayırdan mevsimine göre Babutsa, Alıç, Harup, Badem topluyorlar. Bunları, örneğin Babutsaları tek tek soyup, çekirdeklerini çıkarıp laboratuvar ortamında incelemeye alıyorlar. Ayrıştırıyorlar. Amaç gen haritalarını çıkarmak, DNA’larını çözmek. Bu kadar da değil; Medoş Lalesi, Sarı Noktalı Orkide, Dağ Karanfili gibi kaybolmaya yüz tutmuş endemik bitkileri, soğanlarını toplayarak çoğaltıyorlar. Ve daha da önemlisi, narenciyenin kaderini değiştirmeye hazırlanıyorlar. … Okumaya devam et Babutsa’nın DNA’sı çözülüyor, narenciyeye sağlıklı fidan yetiştiriliyor, Medoş Lalesi çoğaltılarak korumaya alınıyor

DOKU… “Bizi biz yapan değerleri yarına taşıyalım”

“Kimliğimizi, dokumuzu koruyarak yılların kazandırdığı zenginlikleri sizlerle paylaşmak; bizi biz yapan değerleri ilmek ilmek dokuyarak yarınlara taşımak; onları genç kuşaklara aktarmak istedim…” Öğretmenlerin öğretmeni, Edebiyatçı, araştırmacı Gülgün Serdar, DOKU isimli yeni kitabını yayımlama gerekçesini bu sözlerle özetledi. Hayat hikâyesiyle birlikte Kıbrıs Türk kadınını, toplum yaşamını, Kıbrıs Türk edebiyatını, şairleri, şiirleri, toplumsal mücadele yıllarını aktardı kitabında. Bugün tanıtımı yapılan DOKU’da, öğrencilik ve öğretmenlik anılarıyla birlikte Pergama’yı, … Okumaya devam et DOKU… “Bizi biz yapan değerleri yarına taşıyalım”

Kolokas 2 bin yıldır bu topraklarda… Molohiya firavunlara kadar dayanıyor… Pilavuna Luzinyanlardan miras

Kıbrıs mutfağına özgü yemeklerden Kolokas’ın adada iki bin yıllık geçmişi varmış. Kökeni ise Mısır… Patates’in geçmişi ise sanılanın aksine çok uzun değil, 19. yüzyılda gelmiş adaya. Hatta ilk başta Frenk Kolokası diye adlandırmış Kıbrıslı patatesi… Molohiya da Kolokas gibi eski Mısır’a kadar dayanıyor. Hatta piramitlerde resmi bile varmış… Kıbrıs konusundan turizme, müzikten insan haklarına kadar birçok konuda çalışmalarıyla tanınan Araştırmacı Mete Hatay, şimdilerde Kıbrıs mutfağını … Okumaya devam et Kolokas 2 bin yıldır bu topraklarda… Molohiya firavunlara kadar dayanıyor… Pilavuna Luzinyanlardan miras

Mağusalılara neden “gargacı” denir!

Mağusalılara hep “gargacı” dendi. “Garga” neredeyse kentin resmi amblemi haline geldi. Yıllardır, hatta belki yüz yıldır kullanılan bu lakabın nedenini Mağusa Öyküleri’nde bulduk:   “Mağusalılar geçmiş yüzyıldan beridir ‘gargacılar’ olarak bilinir. Eskiden adada pek çok insanımız ve birçok kentimiz lakapları ile anılırlardı. Mağusalılar ise geçmiş yüzyıldan beridir gargacılar olarak bilinir. Birçok kentlimiz bunun nereden geldiğini bilmese de bunu kabullenmiş durumda. Geçmişteki gibi buna tepki koymak … Okumaya devam et Mağusalılara neden “gargacı” denir!