
Resim Sanatçısı Semra Bayhanlı ile Tarih Araştırmacısı Ahmet Hilmi’nin ortak projesi olarak Lefkoşa’da büyük ilgi gören, geçtiğimiz mart ayında Londra’da sergilenen 7 ayrı dev portreden oluşan “Orta Çağ’da Kıbrıs’ın Kadınları” sergisi, yeniden Londra’ya taşınıyor.
İngiltere’de faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Toplum Derneği (TCCA)’nın davet ve organizasyonuyla mart ayında dernek merkezinde sergilenen ve büyük ilgi gören dev portreler, bu kez orada yaşayan Kıbrıslı Rumlar’ın organizasyonuyla Şarap Festivali’nde sanatseverlerle buluşacak.
The Decorium adlı merkezde hafta sonu (6-7 Haziran) düzenlenecek CyWine adlı Kıbrıs kültürü ve şarap festivali kapsamında sergi, ikinci kez Londralılarla buluşacak.


Her biri iki metre boyundaki portreler, kargo firması Euromed Meritime Limited sponsorlüğünde özel yöntemlerle paketlenerek aylar öncesinde konteynerle Londra’ya taşınmış, orada özel bir depoda korumaya alınmıştı. Mart ayındaki serginin ardından aynı depoda korumaya alınan dev portrelerin, 6 Haziran Cumartesi günü başlayacak serginin ardından yeni adreslere veya adaya taşınması planlanıyor.
Açılışta ve sergi süresince Sanatçı Semra Bayhanlı ile proje ortağı Ahmet Hilmi de yer alacak.
Tarihle sanat buluştu, modellerle tuvale taşındı
Dev portre çalışmalarıyla ünlü emekli öğretmen, Resim Sanatçısı Semra Bayhanlı ile tarih tutkunu, özellikle Lüzinyan dönemiyle ilgili araştırmalarıyla bilinen Ahmet Hilmi’nin ortak projesi yıllar süren çalışmalara dayanıyor. Ahmet Hilmi araştırdı, belgelerle derledi; Semra Bayhanlı tuvale taşıdı. Tuvale taşırken modeller kullandı. Öyle sıradan araştırma, resmetme değil. Tarihi, kültürü, objeleriyle sanki Kıbrıs tarihi, Kıbrıslı kimlik. Sekiz asır önce adada yaşamış, derin izler bırakmış, hâlâ her yerde gölgeleri/eserleriyle yaşayan Lüzinyan hanedanlığının soylu kadınlarından hareketle, hikâyeleriyle birlikte hazırlanan bir sergi. Ana kahramanlar 800 yıl önce adada yaşamış figürler. Kraliçeler, prensesler, hanedan soyundan gelen kimi feminist, kimi asi, kimi anaç, kimi intikamcı, kimi Papa’ya bile meydan okuyan kadınlar…
Dev tuvaller, yanında hikâyeleri ile birlikte sergileniyor. Çoğu bilinmeyen, tarih kitaplarına hiç giremeyen gerçek hikâyeler.
Sergi kapsamındaki 7 ana karakter, tarihteki duruşları ve dönem özellikleri dikkate alınarak modellerle taşındı tuvale. Kimi tiyatro sanatçısı, kimi çevreden veya aileden modeller. Tuvale taşınırken de dönemin objelerinden kıyafetlerine, kumaşlardan çevre dokusuna kadar ulaşılabilen her tür bilgi kullanıldı.
Yaklaşık iki yıl önce Lefkoşa’da açılan, aylarca büyük ilgi gören sergi, sinema filmi ve belgesellere de konu oldu.





