Şarkı söylemeye devam edecek…

Arşivim beni yanıltmıyorsa 2007 yılıydı. Neredeyse 20 yıl oluyor. Gazeteciler Birliği bünyesinde sosyal aktiviteler yapıyorduk o zamanlar. Birlik yönetiminde değildim (Osman Kurt’un başkanlık dönemi) ama sosyal etkinlikleri organize eden komitede görev yapıyordum. İş yoğunluğuna rağmen 15 günde bir sanatçıları, yazarları, şairleri konuk ediyorduk. Arşiv kayıtlarına göre onlarca etkinlik yapmışız böyle; hepsi ses getiren, motivasyon sağlayan etkinlikler. Çocukluğumuzun, gençliğimizin, bizim çocuklarımızın, dünün, o günün, bugünün SILA … Okumaya devam et Şarkı söylemeye devam edecek…

Polonya… Masalsı, büyülü, hüzünlü, eğlenceli… Toplumsal hafızanın en iyi örneklerinden

Bir ülke düşünün, adım başı tarih. Yürüdüğünüz, dokunduğunuz, baktığınız, yediğiniz her şeyde. Tarih dediğin de tarih. Savaşlar, katliamlar, zaferler, sanatçılar/sanat eserleri, üretenler/ tüketenler, yıkanlar/kuranlar.  Üstelik bunu inanılmaz bir organizasyon, disiplin ve estetikle harmanlamış. Orta çağ mimarisini olduğu gibi güne taşımış mesela, ama hantallık veya kasvet yok. Katliamları, yok oluşları, yeniden dirilişleri, zaferleri resimle, heykelle, anıtla, müzeyle öyle bir işlemiş ki, hiç ilgisiz insan bile tarihe … Okumaya devam et Polonya… Masalsı, büyülü, hüzünlü, eğlenceli… Toplumsal hafızanın en iyi örneklerinden

Asırlık efsane, büyüdükçe keşfettiğim en özelim

Çoğul yapıp efsaneler desem daha doğru aslında. Çünkü onu, babamı efsane yapan neslinin özellikleri galiba. Annem de efsaneydi mesela; onu kaybedeli 11 yıl oldu ama çok sözü, çok tavrı, söyledikleri, nasihatleri, insanlarla ilgili teşhisleri hâlâ dilimizde. Hatta galiba zamanla, biz büyüdükçe daha da etkili. Annem ailede, her şeyde o kadar baskındı ki, onu kaybettiğimizde çekirdek ailenin çatısı gitmiş hissi yaşamıştım. Tamam babam hayattaydı ama gölgedeydi … Okumaya devam et Asırlık efsane, büyüdükçe keşfettiğim en özelim

KAPADOKYA… İkonik peri bacaları, yeraltı şehirleri, vadileriyle doğal plato

İlk gidişimiz değil, önceki yıllarda da ziyaret ettik Kapadokya bölgesini. Sonuncusu yaklaşık 10 yıl önce. Hatta turlarla gittiğimizden daha kapsamlı da gezmiştik. Ama galiba yol nereye çıkarırsa moduyla gezinti ve keşfin keyfi başka. Belki o nedenle son Kapadokya gezimiz, tadı damakta kalan cinsten oldu. Nisan ayı genellikle yurt dışı tatil aylarımızdan, çünkü hayatını yurt dışında sürdüren oğlumuz Ezgi ve eşi Alime’nin tatil için uygun zamanları. … Okumaya devam et KAPADOKYA… İkonik peri bacaları, yeraltı şehirleri, vadileriyle doğal plato

KERALA, Hindistan algımızı değiştirdi… Yokluk içinde varlığın, organize kaosun adresi… Ve baharatın anavatanı…

Hindistan… Uzun süreden beri gezi planlarımız arasında yer almasına rağmen cesaret edemediğimiz bir coğrafya. Ziyaret ettiğimiz onlarcasından, nereye çıkarırsa diye yola çıktığımız diğer ülkelerden farklı. Ülke demek bile zor, sanki bir coğrafyada on ülke gibi. Doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi; her biri başka özellikte. Hem çok büyük, hem 1.5 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi, hem duyumların/filmlerin/okuduklarımızın etkisiyle yemeden/içmeden sokağa kadar güvenlik kaygısı. Ne yer ne … Okumaya devam et KERALA, Hindistan algımızı değiştirdi… Yokluk içinde varlığın, organize kaosun adresi… Ve baharatın anavatanı…

“Kalplerdeki İz: 35 Şampiyon Melek” Nezire Gürkan’ın kaleminden yayınlandı

Türkiye’de 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremle Kıbrıs’ın yüreğine kazınan “Şampiyon Melekler”in öyküsü kayıt altına alındı. “Kalplerdeki İz: 35 Şampiyon Melek” isimli kitap, Gazeteci – Yazar Nezire Gürkan’ın kaleminden, 6 Şubat’ta Adıyaman’da yaşanan büyük acının izlerini kalplerimize kazıyan 35 meleğimizi anmak için hazırlandı. Her satırında, şampiyon meleklerin ışığını ve hatırasını yaşatma çabası olan kitabın geliri  tümüyle Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’ne bağışlanacak. Kitap, 6 … Okumaya devam et “Kalplerdeki İz: 35 Şampiyon Melek” Nezire Gürkan’ın kaleminden yayınlandı

Marsilya, Nice ve Cassis… Fransız Rivierası, Cote d’Azur  

Fransa ile ilgili izlenimlerim bugüne kadar Paris ve Strasbourg ile sınırlı oldu. Strasbourg’u saymıyorum bile, çünkü işle ilgiliydi gidişlerim. Kenti gördüğümü bile söyleyemem. Ama Paris iyi gezdiklerimden. En son 7-8 yıl önce Ezgi ile gitmiştik Londra’dan, Manş Tüneli’nden. Hayalimdi Manş’tan seyahat, sanki deniz altında seyahat ederken hissedecekmişim gibi! Oysa karadan deniz altı tünele nasıl, ne zaman girdik/çıktık, fark etmek mümkün değil. Bu seyahatte Paris’i iyi … Okumaya devam et Marsilya, Nice ve Cassis… Fransız Rivierası, Cote d’Azur  

Sofya-Selanik hattında 5 gün… Yürüyerek gezilebilen kentler güzeldir

Sofya da, Selanik de yeni yerler değil benim için veya çok insan için. Hem yakın, hem cazip olması, hem de bir çok tur kapsamına girmeleri nedeniyle tatilcilerin, gezginlerin yoğun olarak gittikleri kentler. Ben de tüm coğrafyayı kapsayan Balkan turu kapsamında gitmiştim yaklaşık bir yıl önce. Muhteşem bir turla. Tüm Balkan coğrafyasını görme, gözlemleme imkânı bulmuştum. Ama tüm turlar gibi kuşbakışı. Turdan sonra yazı yazınca gruptan … Okumaya devam et Sofya-Selanik hattında 5 gün… Yürüyerek gezilebilen kentler güzeldir

Tarihi maden grevi sahnede hayat bulacak

Kıbrıs’ın yakın tarihinde büyük öneme sahip, kimilerine göre ada tarihini şekillendiren, 76 yıllık geçmişine rağmen izleri hâlâ canlı 1948 Maden Grevi, sahnede hayat bulacak. Kitaplarla, belgesellerle, canlı anılarla hep gündemde olan efsane grev, bu kez tiyatro oyunu olarak sahnelenecek. Uzun araştırmaların, arşiv çalışmalarının ardından Gündoğdu Gencer tarafından kaleme alınan tiyatro oyunu, Yusuf Nidai yönetmenliğinde sahneye taşınacak. Toplam 10 kişilik oyuncu kadrosunu seçme çalışmalarının tamamlanmasıyla, sahneleme … Okumaya devam et Tarihi maden grevi sahnede hayat bulacak

Kadın öyküleri kayıt altına alınıyor… 123 öykü yayınlandı, 41’i yolda

Kadın Öyküleri Derneği (KÖDER)’in geliştirdiği projeyle kadın öyküleri kayıt altına alınıyor. Belli yaş aralığındaki kadınlar. Kimi hayatta, kimi değil. Uzun uzun anlatım da değil. Her biri kısa kısa, ilgili isimle alakalı biri tarafından yazılmış. Kimini evladı, kimini tanıdığı, kimini anısı olan yazmış. O yüzden zaten 41 Hayat, 41 Öykü, 41 Kalem diye tanıtıldı kitap. Adı, Hayatımıza Değer Katan Kadınlarımız. Geçtiğimiz günlerde yayınlananla birlikte 3 cilde … Okumaya devam et Kadın öyküleri kayıt altına alınıyor… 123 öykü yayınlandı, 41’i yolda