DENİZ GÜRGÖZE: “HIRSLIYIM, BAŞARIYI SEVİYORUM”

İşi bilmeden, parası olmadan hayallerinin peşinden gitti; 2 masa/sandalye ve bilgisayarla kendi iş yerini kurdu. 5 yılda sektörün öncüsü oldu.  Mesarya bölgesinin, bölge belediyelerinin, bölgenin ana damarı hayvancının/çiftçinin sesi oldu. 5’i kendi yayını, 20 civarında derginin yayıncısı haline geldi. .. Medya tutkusunu köşe yazarlığı ve internet gazetesiyle besledi. Şimdilerde TMT dönemine ilişkin 80’e yakın röportajını kitaplaştırmakla uğraşıyor. “Başarıyı seviyorum, çok hırslıyım” diyor bu kadar yoğunluğu … Okumaya devam et DENİZ GÜRGÖZE: “HIRSLIYIM, BAŞARIYI SEVİYORUM”

“TÜCCAR ZİHNİYETİNİ HİÇ SEVMEDİK”

“AİLEMİN TEK BİR KARE TOPLU FOTOĞRAFI OLMASINI ÇOK İSTERDİM” Köklü gelenekleriyle, iş ahlakı ve disipliniyle ünlü, Kıbrıslı Türkler kadar Rumlar arasında da prestij sahibi bir aile şirketinin sahibi… “İsmimiz paradan daha değerli” diyerek ailenin geleneklerini yaşatmada, çocuklarına da devretmede kararlı. Çünkü o “tüccar” zihniyetine karşı çıkan bir entelektüel. Seçici, tarzı olan, estetik ve kaliteyi prensip edinen bir kadın. Ramadan Cemil İşletmeleri (RAM)’ın sahibi Işın Ramadan … Okumaya devam et “TÜCCAR ZİHNİYETİNİ HİÇ SEVMEDİK”

“BİR ÜLKEDE YARGI ÇÖKERSE HER ŞEY ÇÖKER”

Mesleki disiplini, mesafesi, adalete inancıyla tanınan KKTC’nin ilk kadın yargıcı Gönül Erönen, 31 yıllık hizmetin ardından emekliye ayrıldı. Parlak kariyerine rağmen yaş haddini beklemeden emekliye çıkan Erönen, “Aşkın bitip sevginin başladığı noktada bıraktım” diye konuştu. “Artık yargılamak değil, Gönül olarak yaşamak istiyorum” diye ekleyerek… Kıbrıs Türk yargı sisteminden gururla bahseden; “Bağımsız, saygın ve kaliteli yapı korunmalı” diyen Erönen, bu saygın duruşun dünya, Avrupa, AİHM tarafından … Okumaya devam et “BİR ÜLKEDE YARGI ÇÖKERSE HER ŞEY ÇÖKER”

Sanki tanıdık…

Ülkenin bir ucundaki bir köyde nüfusun büyük çoğunluğunun “kör” oldukları gerekçesiyle maaş almaları ilgililerin dikkatini çeker. Bir köyün çoğunluğu kör olduğuna göre bölgede bir hastalık ihtimali üzerinde durulur. Onlarca yıldan beri devam eden bu durumun farkedilmesiyle, maaş alan herkese mektup gönderilip kör halinin belgeyle teyidi talep edilir. Ancak çoğunluktan yanıt gelmez. Bunun üzerine köye giden uzmanlar, aslında sadece 3 kişinin gözlerinin görmediğini, geri kalanın onlarca … Okumaya devam et Sanki tanıdık…

Hayata İzler (2)

SUNUŞ-Hasan Kahvecioğlu Gazetecinin “devlet”le mesafesi, bu mesleğin en belirgin “ölçüt”lerinden biridir… Devletler, ne kadar demokratik olurlarsa olsunlar, gazeteciler için “iyi” patronlar değildirler. Hele bizim coğrafyamızdaki “devlet”in bir kurumunda çalışan gazetecinin özgürlüğünü ve özgünlüğünü “memuriyet” sınırlarının dışına taşırması pek olası değildir. Böyle olunca da mesleğinin evrensel kurallarına bağlı bir gazetecinin yaşamı, çizilen “resmi” sınırları zorlamak, dayatılan ezberlerle boğuşmakla geçer… Nezire Gürkan sanırım bu yüzden “devlet”le ve … Okumaya devam et Hayata İzler (2)

Girişimci Kadınların Başarı Öyküleri

ÖNSÖZ-Nezire Gürkan Cesur yürekler, rol modeller… Meslek hayatım boyunca bir çok ödül aldım, çeşitli meslek gruplarına ödüllerin verilişine tanıklık ettim. Kendi aldıklarım dahil ödüllerin verdiği keyfe elbette yaşayarak tanık oldum; ama insanın yaşamını değiştirebileceğini, yarattığı farkındalığı ilk kez bu kadar net farkettim. Kurulduğu günden beri gönül bağıyla bağlı olduğum İş Kadınları Derneği’nin 4 yılda ödül verdiği kadın girişimcilerin kısa hayat hikâyelerinden oluşan kitap projesi gündeme … Okumaya devam et Girişimci Kadınların Başarı Öyküleri

Sistem O’nu O Sistemi Sevmedi/Serdar Denktaş

ÖNSÖZ-NEZİRE GÜRKAN PLANLANMAMIŞ BULUŞMA… Bir gece, bir dost masasında, keyifli  bir sohbette ilgimi çekmişti anlattıkları. Özellikle Nisan 2003’e, kapıların açılma sürecine ilişkin olanlar… Ezber bozan, bomba etkisi yaratan o günlerde neler yaşandığını anlatmıştı. Bu süreçte başrol oynamıştı çünkü… Haber ayrıntıda gizliydi ve bu iştah kabartıcı bilgiler bizi “bir röportaj” için buluşturdu. “Bunları yazalım” dedim ve bir araya geldik; diğerleri gibi 3-4 sayfalık bir “haber-röportaj” için. … Okumaya devam et Sistem O’nu O Sistemi Sevmedi/Serdar Denktaş

Hayata İzler (1)

  ÖNSÖZ-Metin Turan Toplumsal  hafıza, bireylerin tanıklıklarıyla oluşan, onların deneyimlerinin paylaşılmasıyla zenginleşen bir birikimdir. Nasıl ki  güncel olanla tarihsel olan arasında bağıntı, yalınkat bir bugün ve  kaba bir geçmişle şekillenmiyorsa, toplumsal hafıza da büyük harflerle yazılıp, yüksek sesle söylenmiş kelimelerden oluşmuyor. İnsani birikimle buluşturan, iyi ya da kötü, olumlu ya da olumsuz; yaşanıldığı zaman dilimi içerisinde anlam bulan ama bu anlamı bir yeni tanıklık içerisinde … Okumaya devam et Hayata İzler (1)

HİDAYET ÖZUYSAL: “ÜRETİM, GİRİŞİMCİLİK ÖZGÜRLÜKTÜR”

Lefke Avrupa Üniversitesi’nde (LAÜ) 16 yıl çalıştı. İşten istifa etti. Önceleri işsizlik rahat geldi, ancak kısa sürede sıkıldı. Baba toprağında çiçekçilik yapmaya başladı. Bunu, aynı yerde anneyle birlikte ekmek yapımı izledi ve arkası geldi. Bir arkadaşa kahvaltı ikramı, onu kahvaltının adresi haline getirdi. Argonya adıyla 4 yılda bölgenin markası, ürünlerini satma imkanıyla kadınlara nefes oldu…Lefke Avrupa Üniversitesi’nde (LAÜ) 16 yıl çalıştı. İşten istifa etti. Önceleri … Okumaya devam et HİDAYET ÖZUYSAL: “ÜRETİM, GİRİŞİMCİLİK ÖZGÜRLÜKTÜR”

FATMA AZGIN: “KADINLAR, ÖZELLİKLE DE AYDIN KADINLAR, KADINLARI DESTEKLEMİYOR”

O bir eczacı, mesleğin kurumlaşmasında önemli rol oynadı. 30 yıl birlik başkanlığı yaptı… Mesleği kadar politik duruşuyla da tanındı. Önce Halkçı Parti’nin, ardından Toplumcu Kurtuluş Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Kıbrıs Türk Federe Devleti Kurucu Meclisi’nin tek kadın üyesi oldu. Toplumcu Kurtuluş Partisi’nin ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne girdi. Milletvekilliği yanında kadınların sesini duyurmak için başkanlığa da aday oldu bu partiden… Kadın hakları için mücadele etti, … Okumaya devam et FATMA AZGIN: “KADINLAR, ÖZELLİKLE DE AYDIN KADINLAR, KADINLARI DESTEKLEMİYOR”