Okuyarak kendini inşa etti. Hâlâ cetvelle çizerek, kalemle not alarak düzenli okuyor

Tufan Erhürman’la 4 saat… Okuyarak kendini inşa etti. Camus’un Yabancı’sını 12 yaşında okudu. Hâlâ cetvelle çizerek, kalemle not alarak düzenli okuyor “Okuma karşılıklı düşünme eylemi, yazarla sohbettir. Hayatıma yön veren kitaplardır, okumadır” “Ülke siyasetinde eksik olan sanat ve edebiyattır. Üslupta, bakış açısında, vizyonda belirleyici” “Evlilik bana çok iyi geldi. Nilden ruh ikizim gibi, enerji kaynağım” Toplum onu önce akademisyen, sonra siyasetçi kimliğiyle tanıdı.  Toplumla tanışması … Okumaya devam et Okuyarak kendini inşa etti. Hâlâ cetvelle çizerek, kalemle not alarak düzenli okuyor

11 yaşında başladı, 57 yaşında hâlâ koşuyor. İlk ve tek master kadın atlet

 “90 yaşımda koşmayı hayal ederim. Sahalar, stadyumlar benim yaşam kaynağım” İlkokulda öğretmeninin teşvikiyle 11 yaşında başladı koşmaya. Sonra ortaokul ve lisede yine öğretmenler tarafından fark edildi, spora devam etti. “Köylü, çiftçi çocuğuydum. Hem okul, hem tarla ve hayvanlarla uğraşırdım. Şimdiki imkânlar yoktu. Öğretmenler elimden tutmasa başaramazdım” diyor. Lisenin ardından iş, evlilik, çocuk derken uzun süre ara verdi ama koşma aşkı hiç bitmedi. Kendi kendine çalışmaya … Okumaya devam et 11 yaşında başladı, 57 yaşında hâlâ koşuyor. İlk ve tek master kadın atlet

Öykülerini kitaplaştırmak istedi, basacak yer bulamadı. Print alıp zımbaladı ve HAMMURABİ adıyla kendi minik kitabını yarattı

“Gördüğüm ilgiden utandım” Ahmet Şimşek, pırıl pırıl, gencecik bir delikanlı. 1994 doğumlu, 26 yaşında. Hatay kökenli emekçi bir ailenin çocuğu. 3 yaşından beri adada. Kendi gayreti, aile ve çevrenin de teşvikiyle hep çok okudu ve yazdı. Fransız Dili ve Edebiyatı eğitimi aldı. Öyküler, denemeler yazdı, bazıları farklı yerlerde yayınlandı da. Ama öykülerini kitaplaştırmak isteyince, basacak yer bulamadı. O da inanılmaz bir kendine güvenle print alıp … Okumaya devam et Öykülerini kitaplaştırmak istedi, basacak yer bulamadı. Print alıp zımbaladı ve HAMMURABİ adıyla kendi minik kitabını yarattı

“Bir hayal hediye et” dedi, yüzlerce çocuk ve kadının hayatına dokundu

“Süper hayatım hiç olmadı, hatta yıllarca çok sıkıntı çektim. Ama Hindistan’daki kadınları görünce kral hayatı yaşadığımı düşündüm” Anne-baba Kıbrıslı, o da adada doğdu ama 4 yaşındayken ailesiyle birlikte Avustralya’ya göç etti. Bütün hayatı yurt dışında geçti. Çeşitli nedenlerle zorlu bir hayatı oldu. Zorluklara teslim olmak yerine hep mücadele etti ve şimdi o insanlığın hizmetinde. Nerde yardıma muhtaç insan, özellikle kadın ve çocuk varsa Ayda Sabri … Okumaya devam et “Bir hayal hediye et” dedi, yüzlerce çocuk ve kadının hayatına dokundu

“Toprakta hayat var”

Sokakta görseniz salon kadını sanırsınız. Saçı, makyajı, dövmeleri, takılarıyla feminen. Ama eller nasırlı. Kolakas ayıklar, çilek eker, lâstik çeker. O, toprağa tutkun girişimci bir kadın Röportaja hazırlık amacıyla sosyal medyadaki sayfasını karıştırırken dikkatimi çekmişti paylaşımı. “Başarı buzdağına benzer. Ödülü herkesin içinde alırsın ama bedeli gizlice ve tek başına ödersin” diyordu bu alıntıda. Röportaj için sohbet ederken, tam da onu anlatan bir ifade diye düşündüm. Hani … Okumaya devam et “Toprakta hayat var”

O bir akademisyen, sanatçı, koleksiyoncu… Biz onu sosyal medyada karikatürleriyle tanıdık

“Siyasi mizahla memleketi, dünyayı baş aşağı çevirmeye çalışıyorum. Malzeme çok”  Grafik tasarım okudu, yaklaşık 20 yıldan beri akademisyen. Şimdilerde profesör. DAÜ’de görsel sanatlar bölüm başkanı. Yıllardan beri tasarımları, sanat eserleri uluslararası ödüller aldı. Dünyaca ünlü kataloglara girdi, sergilere katıldı. Aynı zamanda koleksiyoncu; antikaları, paraları, pulları biriktiriyor. Tüm bunları da kimlik odaklı yapıyor; Kıbrıs kimliğinin, kültürünün korunmasına dair gailesi var çünkü. Hatta bu aralar, Kıbrıs’ta üretilen … Okumaya devam et O bir akademisyen, sanatçı, koleksiyoncu… Biz onu sosyal medyada karikatürleriyle tanıdık

Öğretmen olamadı, okul kurdu

“Eğitim sadece diploma değil. Ayakkabısını bağlayamayan çocuk 3 diploma alsa, 4 dil bilse de hayata hazırlanamaz. Tabletle, televizyonla kendine yeten çocuklar yetiştiremeyiz” Daha 16 yaşındayken, üniversiteye hazırlanırken babasını kaybedince bir anda hayatı altüst olur. 4 kardeş ve çalışmayan bir anne.  Babanın genç yaşta kaybı yanında, ailenin geliri yok. Üniversite hayali kurarken işe girmek zorunda kalır. Elinden tutan bir vakıf aracılığıyla, tercih ettiği bir bölüm olmasa … Okumaya devam et Öğretmen olamadı, okul kurdu

İşletme eğitimi aldı, ticaretle uğraştı ama kahvecilikte kendini buldu

“Hayalim Kıbrıs’ı adım adım dolaşarak yöresel yemekleri tanıtmak” Hayatı boyunca kahvehaneye gitmedi ama kahveci oldu. Kahvehanelerin modern hali coffee shop’ların öncülerinden. Hatta ilklerden. Şu an adanın gözdesi Lefkoşa Surlariçi’nin de ilklerinden. Yaklaşık 11 yıllık mekânı entelektüellerle turistlerin uğrak yeri. Mekânında köklerinin de izleri çok; neneden öğrendikleri sunumlarında, köyünün kurucusu isim seçiminde belirleyici oldu. Doğan Ertuğ, Lefkoşa Surlariçi’nde, Lefke Hanı’nda Lorenza Cafe’nin sahibi. Benim de müdavim … Okumaya devam et İşletme eğitimi aldı, ticaretle uğraştı ama kahvecilikte kendini buldu

Sıfırdan başladı, marka yarattı…

“Yapma diyenlerden etkilenmeyin, risk alın, işinizi iyi yapın ve yürüyün” Evine perde diktirmek için İstanbul’da perdeciye gitti. Şekilli perdeler. Henüz Kıbrıs’ta çok çeşidin olmadığı 1990’lı yıllar. Neden bizde de olmasın dedi, perde diktirdiği ustayla anlaştı.  “Yapamazsın, terzi değilsin, bu işin altından kalkamazsın” diyenlere kulak asmadı, 13 metre karelik bir dükkân kiraladı. Ölçü aldı, kartelalardan sipariş verdi, perdeler İstanbul’da dikildi, o da monte etti. Perdeler İstanbul’da … Okumaya devam et Sıfırdan başladı, marka yarattı…

İlk bestesini 8 yaşında yaptı

“Senfoni Orkestrası profesyonel, dünyalı. Doğru zamanda, doğru insanlarla, doğru yöntemle kuruldu” Müzisyen bir aileden değil ama hayatı hep müzikle geçti. Baba, yetiştiği ortam, müzik sevgisini besledi. Emeklilik ikramiyesiyle enstrüman almış mesela baba. Aileden, genlerden gelen yetenek var. Zaten kardeşlerin çoğu profesyonel müzisyen. Profesyonel olmayanlar da müzikle uğraşıyor, enstrüman çalıyor. İlk enstrüman çalmaya 8 yaşında akordeonla başladı, aynı yıl ilk bestesini yaptı. Ve devam etti. 15 … Okumaya devam et İlk bestesini 8 yaşında yaptı