“BASININ TARİHİNİ, ESKİ GAZETELERDEN 30 CİLDİ ÖMER SAMİ COŞAR’A KAPTIRDIK…”

“ZAFER gazetesini Bayraktar’ın bilgisi dahilinde gerektiğinde Türkiye’ye kafa tutabilmek için çıkardık” Günümüzde basın camiası da dahil ismi pek bilinmeyen bir gazeteci ama mürekkep kokusuyla 15 yaşında tanışan, bugüne kadar da vazgeçemeyen isimlerden… Hürsöz, Bozkurt, Nacak gazetelerinde çalıştı, bir grup arkadaşıyla birlikte Zafer gazetesini çıkardı…TMT’de gizli propagandist olarak birçok tarihi olaya tanıklık etti… Öğretmenlik yaptı, Enformasyon Dairesi’nde çalıştı… Şimdi Avustralya’da matbaacılık yapıyor, kitap yazmaya hazırlanıyor… Salih … Okumaya devam et “BASININ TARİHİNİ, ESKİ GAZETELERDEN 30 CİLDİ ÖMER SAMİ COŞAR’A KAPTIRDIK…”

YÜZ YILLIK RÜYA GİBİ BİR HAYAT

Elsie Slonim bir Yahudi. Anne, baba, tüm kökleri Yahudi. Amerika’da doğdu; babanın işleri nedeniyle Avusturya’da, Romanya’da da yaşadı. Nazi soykırımından, Yahudilere uygulanan baskılardan Amerikan vatandaşlığı sayesinde kurtuldu. Sonra bir gün gemide tanıştığı David nedeniyle yolu Kıbrıs’a düştü.  Yıl 1939. O tarihten beri Kıbrıs’ta. Şimdilerde 100 yaşında, Dereboyu’ndaki askeri bölgede yaşayan tek sivil. Yaklaşık 50 yıl önce inşa edilmiş evinde bir başına yaşamını sürdüren Elsie’nin hayatını … Okumaya devam et YÜZ YILLIK RÜYA GİBİ BİR HAYAT

Boşluğu hiç dolmadı

(Annemin anısına, ölümünün birinci yılında, 2015’de Gazete360’da yayımlanan yazım) Taşı, toprağı, insanı altın topraklarda doğdu; ömrünün yarısını bile geçiremediği Aynikola’da.  Göçmenlikle göçebe oldu, yaşam enerjisiyle yaşadığı her yeri benimsedi ama  40 yıl da geçse öz toprağını hep hasretle andı. Her varışında gözü yaşlı baktı geride bıraktıklarına; bağlara, bahçelere, anılara, yerle bir edilen evine… Belki babadan kaynaklı mal varlığı, belki tipik Kıbrıs kadını olduğundan, aile yanında … Okumaya devam et Boşluğu hiç dolmadı

FEMA; ADA TARİHİNDE  BİR İLK

Onlar kimilerine göre “cadaloz kadınlar”, kimilerine göre “marjinal, aykırı gruplar”…  Hatta “mor teröristler” diyenler bile var, çünkü mor renk sembolleri…  Kimilerine göreyse “özgürlük savunucusu, azınlık ama cesur kadınlar…” Onlar feministler, feminist aktivistler…  Dünyada, özellikle de Avrupa/Amerika’da 18. yüzyıldan beri ses veren, her zaman azınlık olmalarına karşın etkin eylemlerle seslerini duyuran kadın/insan hakkı savunucusu aktivistler, artık Kıbrıs’ta da örgütlü.  Bir avuç genç kadının oluşturduğu Feminist Atölye, … Okumaya devam et FEMA; ADA TARİHİNDE  BİR İLK

İçimizde Birileri Var… Farkındalık Zamanı…

İlk kez köyümde, Esentepe’de yaşadım o hissi yıllar önce. Geleneksel Zerdali Festivali’nde. Köydeki, bölgedeki insanları aynı mekânda buluşturan festivallerden çünkü. Güney’den göç eden veya başka bölgelerden gelen köylülerim, tanıdıklar yanında; enternasyonal bir ortamda bulunduğumu fark ettim. Köyümle gururlandım doğrusu. Bir yanda artık iç içe, beraber yaşadığımız, Kuzey Kıbrıs’taki topraklarda en az benim kadar geçmişi olan çoğu Karadeniz kökenli Kuzey (Türkiye) göçmenleri, diğer yanda onlar kadar … Okumaya devam et İçimizde Birileri Var… Farkındalık Zamanı…

“ŞİİR İNSANIN YÜZÜ GİBİDİR, KİMLİĞİ VARDIR”

…Aşk, uzun karalardan sonra denizi görmek midir biraz, aşık olmak, yüreğin yeni bir burca girmesi midir… Başkalarında, kendimizi sevmek midir yoksa aşk… Aşık olmak, bencilliğin yörüngesine girmek demek olamaz… Aşk, bir yüzde öbür yüzleri unutmak mıdır biraz… Bu iş iki kişilik yalnızlık demek olamaz… Aşk meselesi açıklanamaz… “Aşk meselesi açıklanamaz” diyor bu şiirinde Fikret Demirağ, ama aşkı, erotizmi anlattığı onlarca şiirde de imzası var. 20 … Okumaya devam et “ŞİİR İNSANIN YÜZÜ GİBİDİR, KİMLİĞİ VARDIR”

Çocukluğumuzun ve çocuklarımızın şarkıları…

(Aydın Kalfaoğlu anısına) Meslek örgütümüz Gazeteciler Birliği’nin sosyal/kültürel etkinlikler başlattığı dönemdi. Yıl 2007 bahar ayları. Üye yanında geniş kesime hitap eden etkinlikler düzenlemek için görev üstlenmiştik komite olarak. Etkili, ses getiren, kaliteli bir etkinlikle başlamak istedik. Aile bağı yanında duygusal yakınlıktan cesaret alarak Erdinç Gündüz’ü ziyaret ettim, düşüncemizi aktardım. Raif’in (Denktaş) ölümünden beri,  yaklaşık 20 yıldır sahneye çıkmayan efsane grup, şarkıları yarım asırdır dillerden düşmeyen … Okumaya devam et Çocukluğumuzun ve çocuklarımızın şarkıları…

“MİKROFON BAŞINDA ÖLMEK İSTERİM”

Adını, ama adından fazla da sesini bilmeyen, tanımayan yok. Duygusal, romantik, mütevazı ve aynı zamanda muzip sesi Kıbrıs sınırlarını aşanlardan… Özellikle “Plak Yarışı”, “Merhaba Dostlar”, “Askerin Saati” ile tanındı ve tam 50 yıldan beri mikrofon başında… Ve bugün 77 yaşında ama işini hala aşkla sürdürüyor, sürdürmede de kararlı. “Mikrofon başında ölmek isterim” diyecek kadar işine tutkun. Kıbrıs Türkü’nün ilk sunucusu olarak bilinir. Radyocu, yayıncı, basınla … Okumaya devam et “MİKROFON BAŞINDA ÖLMEK İSTERİM”

FATMA EKENOĞLU… “NE KÖYLÜ, NE KENTLİ”

Kıbrıs Türkü’nün en köklü siyasi partilerinden Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin 30 yıllık siyasi yaşamında bu partiden Meclis’e girebilen ilk ve tek kadın milletvekili kimliğine, son dönemde Meclis Başkanlığı ile bir ilk daha ekledi… Ve şimdi gösterişten uzak kişiliğiyle makam arabasına, protokol uygulamalarına alışmaya çalışıyor… Alışmaya çalışıyor çünkü o mütevazi kişiliğiyle ön plana çıkan, oğlunun deyimiyle “ne köylü, ne de kentli olanlardan.” Meclis Başkanlığı’na seçilmesiyle birlikte toplumda … Okumaya devam et FATMA EKENOĞLU… “NE KÖYLÜ, NE KENTLİ”

ERENKÖY DESTANI… İZLERİ KALICI OLDU

Erenköy Destanı… Çoğunluğu Türkiye ve İngiltere’de üniversite eğitimi alan, yaşları 18 ile 25 arasında değişen toplam 562 genç okullarını, derslerini, aşklarını bırakarak ülke savunması için sandallarla, hücumbotlarla vatan savunmasına katılırlar. Etrafı kuşatılmış, aileleriyle bağlantısı olmayan, sarp ve dağlık bir bölgede yöre halkıyla birlikte savaşırlar… Çoğu silahları tanımıyor, asker değiller çünkü… Bir kısmı 2-3 haftalık atış eğitimleriyle silah kuşanmış. Üstelik doğru düzgün, planlı askeri organizasyon, kumanda … Okumaya devam et ERENKÖY DESTANI… İZLERİ KALICI OLDU