“HER OLAYIN ALTINDA ELÇİLİĞİ ARAMAK TÜRKİYE’DEN ÇOK KIBRISLILARA HAKSIZLIK”

Alışılmışın aksine 2 yıllık büyükelçilik döneminde toplumun, basının gündeminde fazla yer almadı. Gerek görev süresinin kısa olması, gerek ekonomik-siyasi krizler bakımından kısmen istikrarlı dönem, gerekse kişilik özellikleri nedeniyle fazla gündem olmadı. Davet edildiği her etkinlikte, protokolde hep gülen yüzü, sempatik tavırlarıyla karelere yansıdı. “Kırıldım, incindim” dediği olaylar yaşamasına karşın 2 yılda kamuoyuna açık herhangi bir söylemine, demecine rastlanmadı. Ama ayrılırken çarpıcı açıklamalar yaptı Türkiye’nin Lefkoşa … Okumaya devam et “HER OLAYIN ALTINDA ELÇİLİĞİ ARAMAK TÜRKİYE’DEN ÇOK KIBRISLILARA HAKSIZLIK”

“KARA SAKAL VE BENZERİ İFADELER RAHATSIZ EDİCİ… HER GELEN SUÇLU GİBİ…”

KKTC’deki 18 aylık görev süresini tamlayarak adadan ayrılmaya hazırlanan Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı, diğer başkentlerden farklı olarak Lefkoşa’da daha yoğun misyonla görev yaptıklarını belirtti ve “Huzur içinde ayrılıyorum” dedi. Büyükelçilikte 1989-92 yılları arasında da siyasi işlerden sorumlu müsteşar olarak görev yapan ve bu nedenle adayı, Kıbrıs Türkü’nü yakından tanıyan Fakılı, siyasiler ve devlet yetkilileri yanında, sanat ve kültür camiasıyla da yakın ilişki kuran büyükelçilerden. … Okumaya devam et “KARA SAKAL VE BENZERİ İFADELER RAHATSIZ EDİCİ… HER GELEN SUÇLU GİBİ…”

Sağlık Bakanlığı’na gündem olmalı, tahlil programına girmeli…

İlk olarak birkaç ay önce sevgili arkadaşım, komşum Stella’dan (Açıman) duymuştum ve herkes gibi hayret etmiştim. Hatta çok bilmiş edalarında itiraz da etmiştim, “çare bulamayan hekimlerin gerekçesi” diye. Ama Stella ısrar etti, “dikkate al” diye ve iyi ki ısrar etmiş. Çocuk gibi beslediği sokak köpekleri eşliğinde bisikletiyle kapıdan geçerken sürekli muhabbet ettiğimiz Stella ortadan kaybolunca kapısına dayandım. “Çok halsiz ve keyifsizim, evden çıkamıyorum, hatta depresyon … Okumaya devam et Sağlık Bakanlığı’na gündem olmalı, tahlil programına girmeli…

‘HELLİM’ İN KÖKENİNİN 7-8 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANDIĞINI  BİLİYOR MUSUNUZ…

Sade haliyle, kebabıyla, karpuzla, kavunla, domatesle… Tost arasına, pide içine, rendelenmiş haliyle makarna üstüne… Hangi şekilde olursa olsun, her türüyle sofralarımızın vazgeçilmezi Hellim… Özel yapılış ve korunma şekliyle sadece adalıya, Kıbrıslıya özgü hellimin bu topraklarda yaklaşık 2 bin yıllık geçmişi olduğunu, kökeninin ise 8-9 bin yıl öncesine dayandığını biliyor muyduk peki… Ve adalının ortak ağız tadı olmasına karşın Rumlar ve Türkler arasında, hatta bölgelere göre … Okumaya devam et ‘HELLİM’ İN KÖKENİNİN 7-8 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANDIĞINI  BİLİYOR MUSUNUZ…

Medeniyet göstergesi akıllı telefonlar, lüks arabalar değil, çöp kültürü

Lefkoşa Belediyesi’nde eylemli günlerdi, çöp dağlarının oluştuğu yakın tarih. Yaşamını Viyana’da sürdüren Kıbrıslı dostum, internetten izlediği görüntülere bakarak, “Medeniyet göstergesi çöptür, siyaset değil” demiş; garipsemiştim.  “Büyük” işlerle uğraşan insanlar olarak küçümsemiştim çöp konusuyla medeniyet bağlantısını. “Çöpler toplanmıyor, insanlar ne yapsın” diye garip bir Kıbrıslı savunma da yapmıştım. “Toplanmasından önce çöpü azaltmak ve sokağa çıkarma şeklidir medeniyet” yanıtı almıştım. Hamitköy gibi kent mi, köy mü karar … Okumaya devam et Medeniyet göstergesi akıllı telefonlar, lüks arabalar değil, çöp kültürü

SIDIKA ATALAY: “KENDİ KENDİMİZİ HAPSETTİK. BÜYÜME KORKUSU VAR. BORSA KURULSA MÜŞTERİ BULAMAYACAK”

İşkadını Sıdıka Atalay Kıbrıs kökenli. Luricina yolu üzerindeki Piroi (Gaziler) doğumlu. Ama sadece 3 yıl yaşadı bu köyde. Adadaki kesintisiz hayatı da sadece 12 yaşına kadar sürdü.  Çünkü ilkokul eğitiminin ardından İzmir’de yatılı okudu. İş hayatına atıldı ve arkası geldi. Eczacılıktan tekstile, kozmetikten turizme birçok alanda çalıştı. Öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. 30 yaşında kendi şirketini kurdu, kısa sürede Türkiye’de ilkler arasına girdi. Uluslararası ortaklıklara yöneldi. … Okumaya devam et SIDIKA ATALAY: “KENDİ KENDİMİZİ HAPSETTİK. BÜYÜME KORKUSU VAR. BORSA KURULSA MÜŞTERİ BULAMAYACAK”

OMBUDSMAN DİZDARLI: “HAYAT EVDE DEĞİL, SOKAKTA… KABUĞUNUZU KIRIN…”

Kadın toplumda; özellikle siyasette, kabinede ve yerel yönetimlerde hak ettiği pozisyonu kazanamadı ama saygın makamlardaki kadın sayısı son yıllarda küçümsenemeyecek düzeyde arttı. Meclis Başkanı, Yüksek Mahkeme Başkanı, YÖDAK Başkanı kadın. Ve Ombudsman, yani Yüksek Yönetim Denetçisi de bir kadın; Emine Dizdarlı. 23 yılı yargıç olmak üzere 28 yıllık hukuk hayatının ardından Ombudsman… Vatandaş ile idare arasında köprü. Avrupa ülkelerindeki ifadesiyle “halkın avukatı”. Lefkoşa, 1959 doğumlu … Okumaya devam et OMBUDSMAN DİZDARLI: “HAYAT EVDE DEĞİL, SOKAKTA… KABUĞUNUZU KIRIN…”

SİBER: “KADINI POLİTİKADA GÖRÜNÜR KILMAK GEREKİR”

“Eğitimde, sağlıkta, bir çok alanda erkekle eşit oranda; hatta bazı alanlarda daha etkin. Buna karşın kadın, politikada ve üst kademe yöneticiliğinde görünür değil. Meclis’te temsiliyet çok düşük. Kabinede, partilerin ve belediyelerin başında kadın yok. Çünkü politikanın ‘erkek egemen’ algısı var. Bunu değiştirmek, kadını politikada görünür kılmak şart. Bu, hepimiz için görev…” Bu sözler CTP Lefkoşa Milletvekili, Meclis Başkanı Sibel Siber’e ait.  Siyasi geçmişi çok uzun … Okumaya devam et SİBER: “KADINI POLİTİKADA GÖRÜNÜR KILMAK GEREKİR”

RÜSTEM TATAR: “KL’DEN TL’YE GEÇERKEN SABİT KUR BÜYÜK HATAYDI”

“RHA’lar benim icadım. Amaç kontrolü sağlamaktı” Cumhuriyet yıllarında Murakabe/Denetim Dairesi başkanlığı yaptı, yani bugünün Sayıştay Başkanlığı… Toplumsal çatışma yıllarında bu görevi farklı kulvarda sürdü, TMT bünyesinde aynı işi yaptı. Devlet kurma aşamasında ilk Maliye Bakanı olarak bugüne kadar taşınan birçok kritik karara tanıklık etti. Toplumlararası görüşmelere katıldı. Daha 1959’da tarihi Londra Konferansı’nda Kıbrıs Türk heyetinde yer aldı… Ve son olarak 21 yıl Otonom Kayıp Şahıslar … Okumaya devam et RÜSTEM TATAR: “KL’DEN TL’YE GEÇERKEN SABİT KUR BÜYÜK HATAYDI”

SEVCAN ÇERKEZ… ÇAMURU TUTKUYLA YOĞURUYOR…

“…Kendimi bildim bileli çamurla oynarım, ellerim çamuru hep sevdi, iyi anlaştı… Toprak ve su zaten doğal enerji. Çocukken ovalardan kağıt toplayarak şekillendirirdik. Ayakkabı boyalarıyla resim, çöp artığı kumaşlarla bebek yapardık. İmkansızlık, fukaralık insanı alternatiflere yöneltir ve yaratıcı yapar…” Doğuştan gelen, tanımlayamadığı bir yetenekle el sanatlarına hep ilgisi oldu Sevcan Çerkez’in…  Çocukken çöp artığıyla bebek, ayakkabı boyasıyla resim yaparken; 20’li yaşlarda yağlı boya ile ilgilenmeye başladı. … Okumaya devam et SEVCAN ÇERKEZ… ÇAMURU TUTKUYLA YOĞURUYOR…