MİLLİ ARŞİV… KKTC’NİN, KIBRIS’IN, İNSANLIĞIN KÜLTÜR VE TARİH HAZİNELERİNDEN

Paha biçilemeyen altın yapraklı el yazmaları, 6-7 asırlık orijinal belgeleri, dünyada birkaç tane kalmış “nadir” statüsündeki asırlık kitapları, seriye sicilleri ve nüfus defterleri, gazete ve fotoğraf koleksiyonu, orijinal haritalar, Türk Cemaat Meclisi ve Bakanlar Kurulu kararları gibi tarihi, sosyal ve kültürel belgeleri bünyesinde barındıran Milli Arşiv hazine gibi. Kıbrıs Türkü’nün, adanın tümünün, insanlığın kültür ve tarih hazinelerinden… Yangına, depreme, neme karşı özel önlemlerle korunan; özel … Okumaya devam et MİLLİ ARŞİV… KKTC’NİN, KIBRIS’IN, İNSANLIĞIN KÜLTÜR VE TARİH HAZİNELERİNDEN

İSMET VEHİT GÜNEY… KIBRIS CUMHURİYETİ BAYRAĞININ MİMARI

Öğretmen ve  ressam kimliğiyle yakından tanınıyor… Fotoğrafa da tutkulu, hatta fotoğraf çekerek resim yapıyor. Ama en fazla da “Kıbrıs Cumhuriyeti” bayrağının, ambleminin mimarı olarak ünlendi… Ve 82 yaşında hala tuval başında, atölyesinde resim yapmaya devam ediyor. Birçok insanın kabuğuna çekildiği 80’li yaşlarda motivasyonunu kaybetmeden üretmeyi sürdüren, fotoğrafını çektiği tarihi mekanları resimle kalıcılaştıran İsmet Vehit Güney, mesaiye gider gibi her gün aksatmadan çalıştığı atölyesinde konuk etti … Okumaya devam et İSMET VEHİT GÜNEY… KIBRIS CUMHURİYETİ BAYRAĞININ MİMARI

“HİÇ AYAK İZİM OLMADI…”

“Eksiklerimin yerine aklımı ve yüreğimi koydum” …Küçük çocuğun en büyük hayali Uzakdoğu sporlarında başarılı bir sporcu olmaktır. Ancak bir kaza sonucu sol kolu omzundan kesilir. Ailesi hayata küsmemesi  için ona bir Uzakdoğu sporları hocası tutar. Hoca ona tek koluyla yapabileceği hareketler gösterir, çocuk çalışmaya başlar ve aylarca aynı hareketleri çalışır… Gün gelir hocası turnuvaya katılma zamanı geldiğini söyler ve tek koluyla öğrendiği tek hareketle yarışmaya … Okumaya devam et “HİÇ AYAK İZİM OLMADI…”

Sarı lira hayatlar…

İlk ondan duymuştum “yavaş şehir/yavaş hayat” kavramını. Belki insanların bu kadar savrulmadığı zamanlar olduğundan, daha tanışmamıştık böylesi kavramlarla. “Bahçeli ev” hayalimi anlatırken tavsiye etmişti “yavaş” hayatı. Kansere yenik düşen, ailesinin, dostlarının, meslektaşlarının göz bebeği Mimar Mehmet Vahip’i ölüm yıldönümü dolayısıyla geçtiğimiz hafta kabri başında andık sevenleriyle birlikte. Ömrü yetseydi belediyelerden önce öncülük edecekti yavaş şehirlere, daha da önemlisi yavaş yaşamlara. “Bal yapmaz arı” misali hep … Okumaya devam et Sarı lira hayatlar…

“BAKLA ZEHİRLENMESİ” DEYİP GEÇMEYİN… SORUNUN KAYNAĞI GENETİK BİR ENZİM EKSİKLİĞİ

“Bakla zehirlenmesi” özellikle yetişkinler tarafından yaygın olarak bilinen bir olay. Hatta birçok anne-baba bu bilgi nedeniyle çocuklarına bakla yedirmiyorlar ama bu “zehir”in altında yatan neden, niye bazı insanların bakla yedikleri zaman zehirlendikleri genelde bilinmiyor… Yaygın ifadeyle “bakla zehirlenmesi”,  tıp literatüründe ise “favizm” olarak nitelenen sorun, aslında bir hastalık. Çünkü esas neden genetik yollarla geçen bir enzim eksikliği veya yetersizliği. Kısa adıyla “G6PD” olarak bilinen “Glikoz … Okumaya devam et “BAKLA ZEHİRLENMESİ” DEYİP GEÇMEYİN… SORUNUN KAYNAĞI GENETİK BİR ENZİM EKSİKLİĞİ

Arkamıza bakmadan geldik… Kendimize yabancılaştık…

Filmlerde görmüştüm herhalde, çünkü köyüme medeniyet erken gelmişti. Ama gerçeğini ilk kez görüyordum. Göbeğine kadar sakallı, vahşi, kapıları vurup evlere giren, buzdolaplarını kırarcasına açıp kafalarına su diken kaba adamlarla ilk o gün tanışmıştım. 20 değil, sanırım 22 Temmuz’du. Çünkü küçük köyümün kadını/erkeği av tüfekleriyle bir kaç gün “direnmişti” köyü basan EOKA’cılara. Aç, vahşi militanlar küçük beynime kazınmış iyice; çok şeyi unutmama karşın onları hâlâ bugün … Okumaya devam et Arkamıza bakmadan geldik… Kendimize yabancılaştık…

Aklımızı alıp götürüyor…

Sürekli e-posta yazmanın ve mesajlaşmanın, IQ’da ortalama 10 puanlık düşüşe neden olduğu saptanmış University of London tarafından yapılan araştırmada. Sürekli mesajlaşmanın bilişsel kapasiteyi esrar içmekten 3 kat daha fazla gerilettiği de ortaya çıkmış aynı bilimsel araştırmada. Azap halini alan Lefkoşa trafiğinde çift şeridi üçleyen kadın sürücü, çoğunluğu oluşturan gergin sürücülerin kornalarına, sinirleri bir miktar alınmış olanların manalı bakışlarına rağmen kayıtsızlığını sürdürünce sağlık sorunu olabileceğini düşündüm … Okumaya devam et Aklımızı alıp götürüyor…

ABDULLAH ÖZTOPRAK: “KIBRISLI KADIN GÜZEL AMA TARZI OLAN AZ”

“Şıklık pahada değil, kalitede…” Türkiye’de moda dünyasında tasarımlarıyla saygın bir yer edinen, podyumlarda farklı stil ve senaryolarla dikkat çeken Modacı Abdullah Öztoprak, Gaziveren kökenli bir Kıbrıslı Türk. Moda dünyasında 4 yıl gibi kısa bir geçmişi olmasına karşın adından söz ettiren Öztoprak, Türkiye’nin ünlü mankenleriyle KKTC’de defile düzenlemeyi planlıyor. Toprakla, narenciyeyle haşır neşir, Gaziveren’in köklü ailelerinden Öztoprak’ların bir bireyi Abdullah Öztoprak…Üniversiteye kadar hayatı KKTC’de geçer, üniversiteye … Okumaya devam et ABDULLAH ÖZTOPRAK: “KIBRISLI KADIN GÜZEL AMA TARZI OLAN AZ”

AYLA HAŞMET…  KONSERVATUAR MEZUNU İLK KIBRISLI TÜRK TİYATRO SANATÇISI

Kadının adının olmadığı 1950’li yıllarda, daha 10 yaşlarındayken başladı sahne hayatı. Radyo oyunlarıyla, şiirlerle… Üstelik muhafazakar bir aileye rağmen, dönemin saygın isimlerinin teşvik ve desteğiyle. Ortaokulun ardından konservatuar eğitimiyle taçlandırdı oyunculuğunu, “ilk konservatuar mezunu tiyatro sanatçısı” olarak tarihe geçti. “İlk Sahne” ile başlayan ve “Devlet Tiyatrosu” ile devam eden toplumsal tiyatronun harcını koyanlar arasında yer aldı. Ama tam da temeller atılmışken 1976’da, daha 36 yaşındayken … Okumaya devam et AYLA HAŞMET…  KONSERVATUAR MEZUNU İLK KIBRISLI TÜRK TİYATRO SANATÇISI

4 asırlık ayak izi; SEVERİS

İlk olarak “Özgür Adımlar” röportajımda Sadiye Destur’dan dinlemiştim Rita Severis’in çalışmalarını. Kıbrıs halk oyunları kıyafetlerini dikerken tarihi/geleneksel figürlere nasıl ulaştığını anlatırken, adanın bu köklü ailesinin Kıbrıs kültürüne ilişkin çalışmalarından nasıl yararlandığını anlatmıştı. Hatta davetli olarak katıldığı seminer ve toplantılardan, bilgi paylaşımından, evine yapılan ziyaretlerden bahsetmişti. Sonra bir gün sevgili Mete Hatay  “mutlaka görmeniz gerekir” demişti de, galiba işin ciddiyetine varmamıştık. Ta ki dün gece liderlerin … Okumaya devam et 4 asırlık ayak izi; SEVERİS