“Evlâtlar bakar devri bitti, yaşlılığınızı planlayın”

“Yaşlı bakımı pahalı ve çok zor.  Geleneksel kültür milat oldu, yaşlılığa yatırım şart. Evi çocuğa, emeklilik maaşını toruna vermek yerine yaşlılığınızı planlayın” “Anne/baba fedakârlık yapar çocuk yetiştirir, çocuklar da yaşlanınca onlara bakar. Kıbrıs’ta geleneksel kültür bu. Eskiden evet; aileler kalabalıktı, kadınlar iş hayatında değildi, hayat daha sadeydi. Ama artık, hatta uzunca yıllardan beri yaşam dinamikleri çok değişti. Bu geleneksel kültür ve alışkanlıkların uygulanabilirliği kalmadı. Uygulayabilenlerde … Okumaya devam et “Evlâtlar bakar devri bitti, yaşlılığınızı planlayın”

ODTÜ’den Avustralya’ya, oradan Ambeligu’ya. O bir mimar, tiyatrocu, tercüman, oyun yazarı ve yeni kitabından ‘Fascismus’ yakında Lefke’de

Antakya doğumlu ama baba asker olduğu için Türkiye’de farklı bölgelerde yaşadı. Çoğunlukla da İzmir’de. 1944 doğumlu. ODTÜ’de mimarlık okudu, ama kendini tiyatrocu olarak niteliyor. Gençlik yıllarından bugüne tiyatro oyunu yazıyor, sahneliyor, oynuyor. Hobiden öte meslek tiyatro, mimarlık gibi. Aynı zamanda yeminli İngilizce tercüman. Ve aktivist. Sosyalist harekette yer aldı hep, Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu ve politik duruşu nedeniyle Türkiye’de barınamadı. 1970’li yıllarda Avustralya’ya göç … Okumaya devam et ODTÜ’den Avustralya’ya, oradan Ambeligu’ya. O bir mimar, tiyatrocu, tercüman, oyun yazarı ve yeni kitabından ‘Fascismus’ yakında Lefke’de

Paris Güzellik Salonu, Kuaför Zühre… 66 yıllık efsane… Fatma Özok’un bireysel çabasıyla belgesel oldu

“Bir hayalle başladı, efsane oldu” Zühre Ali, bilinen adıyla Zühre Hanım, Lapta’da 1910 yılında doğmuş. Eğitim almaya fırsat bulamadan 13 yaşında, kendinden 30 yaş büyük Garutsacı Ali Bey ile evlenmiş. 15 yaşında anne olmuş. 20’li yaşlarda kuaför yanında çalışmaya başlamış, 5-6 yılda usta olmuş, Moda Tuvalet Salonu adıyla kendi kuaför dükkânını açmış. Ama bununla yetinmemiş; kadının çalışma hayatında adının olmadığı o zamanlarda, 1950’lerde İstanbul’a, Paris’e, … Okumaya devam et Paris Güzellik Salonu, Kuaför Zühre… 66 yıllık efsane… Fatma Özok’un bireysel çabasıyla belgesel oldu

Beyaz Giyen Kadınlar

Farklı kesimlerden, farklı yaş gruplarından 13 kadın ortak bir projede bir araya geldi. Onları birleştiren çamur. Su ve toprağı yoğurdular, yarattılar, ürettiler ve şimdi sergilemeye hazırlanıyorlar. Leman Cankat Seramik Atölyesi’nin organizasyonuyla düzenlenen ve pazartesi günü Saçaklı Ev’de açılacak seramik sergisinin adı Beyaz Giyen Kadınlar. Sağlık çalışanlarını çağrıştırsa da bu adın sağlıkla ilgisi yok. Ama açılışı bir sağlık çalışanı, ünlü Kalp Uzmanı Dr. Gülgün Vaiz yapacak. … Okumaya devam et Beyaz Giyen Kadınlar

AB’dan çevirmenler için özel proje… 5 bin terimle uyumlaştırma programına dâhil olun

Avrupa Birliği, uyumlaştırma çalışmaları çerçevesinde, pek çok alanda olduğu gibi, çevirmenler ve çeviri konusunda da özel bir proje hazırladı. Brüksel merkezli proje, Kıbrıslı Türk profesyonel çevirmenlere yönelik. İngilizce çevirmenlere. Amaç mesleki gelişim ve AB ile iletişimin iyileştirilmesi. Yaklaşık bir yıl önce uygulamaya giren iki yıllık proje, atölye çalışmaları şeklinde yapılıyor. Pandemi koşulları nedeniyle bugüne kadar on-line yapılan eğitim çalışmaları, projenin geri kalan bir yıllık sürecinde … Okumaya devam et AB’dan çevirmenler için özel proje… 5 bin terimle uyumlaştırma programına dâhil olun

Ayak izlerini takip etti, Olga Rauf/Madam Yenge’yi toplumsal belleğe taşıdı

“Kaldırılmamış çok fazla taş var… Kendimizle tanışmıyoruz” Özlem Ünsal bir sosyolog. Kent sosyoloğu. Araştırmacı, akademisyen. Rüstem Kitabevi’nde geçtiğimiz günlerde açılan bir sergiyle tanıdık onu. “Madam Yenge” adlı ilginç sergiyle. Madam Yenge/Olga Rauf, bir asır önce adaya gelen, evlenip yerleşen Rus/Alman kökenli bir sanatçı, gezgin. Hayatının büyük çoğunluğunu adada geçirmiş. 30’lu yaşlardan 90’lı yaşlarda hayatını kaybedene kadar adada yaşamış. Fotoğrafları, resimleri, koleksiyonlarıyla iz bırakan sanatçılardan.  Sadece … Okumaya devam et Ayak izlerini takip etti, Olga Rauf/Madam Yenge’yi toplumsal belleğe taşıdı

Lefke’de bir vaha, DERVİŞE-MEHMET Konağı

Konakları, yeşil doğası, maden yatakları, su kemerleri, portakalı, hurma ve ceviziyle ünlü Lefke’de artık bir guest-house var. Trodos dağlarının eteklerinde, sınıra yakın tepede bir vaha. Yaklaşık 40 civarında eski eser kayıtlı konak bulunan, 4 bin yıllık geçmişiyle adanın en eski yerleşim yerlerinden Lefke’de artık konaklama mümkün. Bölgedeki ünlü konaklardan biri, uzun bir restore sürecinin ardından, orijinali korunarak restore edildi ve guest-house olarak kısa süre önce … Okumaya devam et Lefke’de bir vaha, DERVİŞE-MEHMET Konağı

Şarap, içkiden öte kültür. Usulü var, insanlık tarihi kadar eski. Ve ‘yıllanmış şarap’ algısı doğru değil!

Şarap, içkiden öte kültür. İnsanlık tarihi kadar eski, hatta tarihteki bazı topluluklarda kutsal. Usulü var, manası var. Üretimi, korunması, ikramı, tutuşu, içimi, sunumu; hepsi özellikli.  Gastronomide ayrı yeri var, özel uzmanlık alanı. Rastgele de değil bu özellikler, nedenleri var. Mesela geniş ağızlı bardakta sunumun nedeni, şarabın hava alması içindir. Hava almayan şarap baş ağrısı yapar. Veya bardağı tutuş şeklinin amacı; ısınmanın önlenmesi, ayrıca sallama imkânı … Okumaya devam et Şarap, içkiden öte kültür. Usulü var, insanlık tarihi kadar eski. Ve ‘yıllanmış şarap’ algısı doğru değil!

“Onlar Daha Çocuktu” dedi, üniversitede okurken öldürülen 6 genci yazdı. Hatta 6+1

Özer Elmas, Mehmet Ömer, Muharrem Özdemir, Mustafa Ertan, Ercan Turgut ve Sadık Cemil. Türkiye’de okurken öldürülen 6 genç. 1976-78 arası. Okumaya gittiler, tabutları geldi. Öldürüldüklerinde 18-22 yaşlarındaydılar. Aradan 40-45 yıl geçti, bir öğretmen, Aydan Afşaroğlu aileleriyle, arkadaşlarıyla, yaşayan tanıklarla konuştu, onları yazdı. Onlar Daha Çocuktu adıyla kitaplaştırdı. Yaklaşık 6-7 yıllık bir emeğin sonunda 2 ciltlik bir eserle bir döneme tanıklık etti, 6 genci kalıcılaştırdı. 6 … Okumaya devam et “Onlar Daha Çocuktu” dedi, üniversitede okurken öldürülen 6 genci yazdı. Hatta 6+1

Sanatla makarna buluştu, fark yarattı…

Tepebaşı/Yorgoz’da bir makarna atölyesi olduğunu biliyor muydunuz? Fabrika değil, atölye. Bireysel bir girişim. Taze makarna yapıyor, sebzelerle. Pancardan ıspanağa çeşitli sebzelerle yoğrulmuş. Unu, pancarın püresiyle yoğurup taze makarna yapıyor mesela, birkaç dakikada pişiyor. Makarnanın ötesi, sanatsal bir faaliyet gibi. Profesyonel bir atölye, üretip satıyor. Ama daha önemlisi workshop’lar düzenliyor. Orada hamur yoğurup, makarna kesip, pişirme ve yeme mümkün. Atölye, Serhat Selışık’a ait. O bir heykel … Okumaya devam et Sanatla makarna buluştu, fark yarattı…