KIBRIS TÜRK TİYATROSU… İNİŞLİ ÇIKIŞLI BİR ASIRLIK SERÜVEN

Dünya  Tiyatrolar Günü. UNESCO’ya  bağlı  Uluslararası  Tiyatro  Enstitüsü’nün  57’inci  kuruluş yıldönümü.  Bu  evrensel  gün  40  yıldan  beri  Kıbrıs  Türk  tiyatrosu tarafından  da  kutlanıyor ama Kıbrıs Türk tiyatro hareketi  bu  tarihle sınırlı değil. Kıbrıs Türkü toplumu, birçok sanat dalına yabancı  olduğu yüzyılın  başında  tiyatroyla  tanışmış.  Yani  Kıbrıs  Türk   tiyatrosu yaklaşık bir asırlık bir tarihe sahip. Tarihi savaşlarla, çatışmalarla, tecrit dönemleriyle dolu  Kıbrıs Türk  halkı  için tiyatro … Okumaya devam et KIBRIS TÜRK TİYATROSU… İNİŞLİ ÇIKIŞLI BİR ASIRLIK SERÜVEN

AHMET TOLGAY… “TÜKENMEZ KALEM” OLMA HEDEFİYLE YARIM ASIRDAN BERİ YAZIYOR

Basının ilkel şartlarda çalıştığı 1950’li yıllarda, daha ortaokul öğrencisiyken başladı yazmaya. Yazılarını, şiirlerini, fotoğraflarını astığı okuldaki “duvar gazetesi” ilk tecrübesi oldu. 16 yaşında kendi gönlüyle dönemin birkaç gazetesinden biri olan Hürsöz’de, ardından Halkın Sesi’nde, Bozkurt’ta yazılar yazdı. Kültür-sanat haberleriyle başladı, mahkeme muhabirliğine “terfi etti”,  keşif uzmanı gazete patronlarının teşvikiyle köşe yazmaya başladı. EOKA dönemine, 1963 saldırılarına, yokluk yıllarına gazeteci olarak tanıklık etti. TMT’nin istihbarat birimi … Okumaya devam et AHMET TOLGAY… “TÜKENMEZ KALEM” OLMA HEDEFİYLE YARIM ASIRDAN BERİ YAZIYOR

“AMANSIZ” DEĞİL…

KANSER HASTALARI, RÜZGARA KARŞI YÜRÜYENLER KONUŞTU Dünyayla birlikte Kıbrıs Türk toplumunda da ölümlere neden olan hastalıkların ilk sıralarında yer alan kanser hastalığı, çeşitli nedenlerle artış göstermesine rağmen gelişen teknoloji ve bilinçlenme süreciyle tedavilerde de olumlu sonuçlar veriyor. Halk arasında yaygın ifadeyle “amansız” nitelemesine karşın türüne göre kanseri yenen birçok insan yaşama yeniden tutunurken, erken teşhis yanında moral ve doğru tedavinin önemine de vurgu yapıyor. Teşhisi, … Okumaya devam et “AMANSIZ” DEĞİL…

Kifayetsiz muhterisler

Sosyal medyayla birlikte ünlenen “kifayetsiz muhterisler” araştırması sanıldığı gibi KKTC’de değil, Amerika’da yapılmış. İki psikoloğun imzasını taşıyor. Üstelik bu iki uzmana 2000 yılında psikoloji alanında nobel ödülü kazandırmış bir araştırma. Justin Kruger ve David Dunning tarafından yapılan, kendi adlarını taşıyan araştırmanın teori yanında, New-York’taki Cornell Üniversitesi’nden 45 öğrenciye  uygulanan alan çalışması da var. Dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı kültürlerde “cahil cesareti” adıyla da büyük ilgi gören … Okumaya devam et Kifayetsiz muhterisler

Makyavelist gonga…

İtalyan düşünür Makyavel’in adını elbette duymuştum herkes gibi, ama adıyla anılan felsefesini belki odaklanmadığımdan ancak bir tartışma sonucu öğrenmiştim yıllar önce.  “Magyavelist” demişti biri ötekine aşağılamak için ve açıkçası, internet araştırmasının ardından öğrenebilmiştim anlamını. Meğer “amaç için her yol mübah” diyenleri anlatıyormuş bu ifade… Her şer’de bir hayır var misali; yaklaşık altı asır önce yaşamış bu düşünürü ve felsefesini daha yakından incelemek için motive oldum … Okumaya devam et Makyavelist gonga…

İyi ki konuştu…

Kıbrıs Türk siyasetini yeniden biçimlendirmeye aday Cumhurbaşkanlığı seçimini yeterince tartışmadan, gürültüden uzak irdelemelere fırsat bulmadan “yavru-ana” gündemiyle sarsıldı ülke. Hatta bölge… Türkiye Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın alışılmış lisanı bomba gibi düştü ülke gündemine. “Kardeş” tanımlamasına karşı çıkarak diplomatik olmayan uslubuyla “ana-yavru” ilişkisine vurgu yapan açıklaması, sadece adada değil, Türkiye’de de gündem oldu. Yeni Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Türkiye medyası aracılığıyla hızla gelen yanıtı ise Kıbrıs Türkü’nün … Okumaya devam et İyi ki konuştu…

“GAZETECİLİK TEMAS VE MESAFE MESLEĞİDİR…”

Mahkeme koridorunda karşılaşmıştık lise arkadaşımla, yıllar önce. Aslında cübbesinden anlamam gerekirdi. Ama ya anlamadım, ya düşünmedim; emin değilim. Patavatsız Kıbrıslı edasıyla “napannn… “ diye gürlemiştim mahkeme koridorlarında. Özlemle selamlaşacağımız zannıyla! Ama o; sevimli olmaya da çalışmadan terslemişti beni. “Burası mahkeme koridoru ve ben bir yargıcım” diyerek sadece tokalaşmış, mesafe koymam gerektiğini “hissettirmişti”. Demek istediğini, tavrını ancak yıllar geçtikçe ve adalet dağıtanlarla kanaat önderlerinin “mesafeli” duruş … Okumaya devam et “GAZETECİLİK TEMAS VE MESAFE MESLEĞİDİR…”

Reforma kendimizden başlayalım…

“Burada hayatın kendisi bile hayata şaşar” der Ahmet Altan Türkiye’yi anlatırken… Galiba buralarda da öyle, hatta “korumaya” alınmalık… Trafikte düzen ve kural isteriz, kaldırıma park edilmiş arabaya zabıta ceza yazınca “park yeri yok ki” diyerek kıyameti koparırız. Hatta Facebook’tan yayın yapmaktan da çekinmeyiz… “Let’s do it” kampanyalarıyla görkemli etkinlikler düzenler, çöpü marketten aldığımız naylon poşette kapı önüne koyarız… Su parasını ödeyemeyiz, görkemli stüdyolarla şov yaparız… … Okumaya devam et Reforma kendimizden başlayalım…

ALİ, ALİYE VEYA ALİYA: “KENDİMİ HİÇBİR ZAMAN ERKEK GİBİ HİSSETMEDİM”

“İnsanoğlu ana rahmine düştükten sonra ya normal bir erkek, ya normal bir kız çocuk olarak gelişir. Ancak bizim gibi insanlar ne tam erkek, ne tam kız olarak gelişir. Doğumdan sonra da bu sürer gider. İnsan kendini ne kadar sıksa da erkek gibi davranamaz… İmkansız, mutlaka bir falso verir. Bu, genlerle ilgili bir olay.   Şu an herşeyimle, ruh halimle o ikilemi aştım. Kendimi her şeyimle kadın … Okumaya devam et ALİ, ALİYE VEYA ALİYA: “KENDİMİ HİÇBİR ZAMAN ERKEK GİBİ HİSSETMEDİM”

MESLEĞİN ALAYLILARINDAN VE “İYİ Kİ” DİYENLERDEN

“Parti gazetesi”, Cumhuriyetçi Türk Partisi yayın organı olarak 35 yıllık bir geçmişi var Yenidüzen’in ama bunun ötesinde profesyonellerin elinde şekillenme süreci 10 yıl gibi uzun sayılmayacak bir geçmiş. Parti yönetiminin kararıyla 2001’de parti görevlilerinden gazetecilere “teslim edilmesiyle” hem kendi kaderini, hem de ülkedeki “parti gazeteciliği” kavramını zorlayan sürecin başlangıcı aynı zamanda bu…Ve bu sürecin odağında yer alan, gazetenin bir numaralı ismi Cenk Mutluyakalı’nın ifadesiyle “kurumsallaşmanın” … Okumaya devam et MESLEĞİN ALAYLILARINDAN VE “İYİ Kİ” DİYENLERDEN