Beyaz Giyen Kadınlar

Farklı kesimlerden, farklı yaş gruplarından 13 kadın ortak bir projede bir araya geldi. Onları birleştiren çamur. Su ve toprağı yoğurdular, yarattılar, ürettiler ve şimdi sergilemeye hazırlanıyorlar. Leman Cankat Seramik Atölyesi’nin organizasyonuyla düzenlenen ve pazartesi günü Saçaklı Ev’de açılacak seramik sergisinin adı Beyaz Giyen Kadınlar. Sağlık çalışanlarını çağrıştırsa da bu adın sağlıkla ilgisi yok. Ama açılışı bir sağlık çalışanı, ünlü Kalp Uzmanı Dr. Gülgün Vaiz yapacak. … Okumaya devam et Beyaz Giyen Kadınlar

AB’dan çevirmenler için özel proje… 5 bin terimle uyumlaştırma programına dâhil olun

Avrupa Birliği, uyumlaştırma çalışmaları çerçevesinde, pek çok alanda olduğu gibi, çevirmenler ve çeviri konusunda da özel bir proje hazırladı. Brüksel merkezli proje, Kıbrıslı Türk profesyonel çevirmenlere yönelik. İngilizce çevirmenlere. Amaç mesleki gelişim ve AB ile iletişimin iyileştirilmesi. Yaklaşık bir yıl önce uygulamaya giren iki yıllık proje, atölye çalışmaları şeklinde yapılıyor. Pandemi koşulları nedeniyle bugüne kadar on-line yapılan eğitim çalışmaları, projenin geri kalan bir yıllık sürecinde … Okumaya devam et AB’dan çevirmenler için özel proje… 5 bin terimle uyumlaştırma programına dâhil olun

Ayak izlerini takip etti, Olga Rauf/Madam Yenge’yi toplumsal belleğe taşıdı

“Kaldırılmamış çok fazla taş var… Kendimizle tanışmıyoruz” Özlem Ünsal bir sosyolog. Kent sosyoloğu. Araştırmacı, akademisyen. Rüstem Kitabevi’nde geçtiğimiz günlerde açılan bir sergiyle tanıdık onu. “Madam Yenge” adlı ilginç sergiyle. Madam Yenge/Olga Rauf, bir asır önce adaya gelen, evlenip yerleşen Rus/Alman kökenli bir sanatçı, gezgin. Hayatının büyük çoğunluğunu adada geçirmiş. 30’lu yaşlardan 90’lı yaşlarda hayatını kaybedene kadar adada yaşamış. Fotoğrafları, resimleri, koleksiyonlarıyla iz bırakan sanatçılardan.  Sadece … Okumaya devam et Ayak izlerini takip etti, Olga Rauf/Madam Yenge’yi toplumsal belleğe taşıdı

Lefke’de bir vaha, DERVİŞE-MEHMET Konağı

Konakları, yeşil doğası, maden yatakları, su kemerleri, portakalı, hurma ve ceviziyle ünlü Lefke’de artık bir guest-house var. Trodos dağlarının eteklerinde, sınıra yakın tepede bir vaha. Yaklaşık 40 civarında eski eser kayıtlı konak bulunan, 4 bin yıllık geçmişiyle adanın en eski yerleşim yerlerinden Lefke’de artık konaklama mümkün. Bölgedeki ünlü konaklardan biri, uzun bir restore sürecinin ardından, orijinali korunarak restore edildi ve guest-house olarak kısa süre önce … Okumaya devam et Lefke’de bir vaha, DERVİŞE-MEHMET Konağı

Şarap, içkiden öte kültür. Usulü var, insanlık tarihi kadar eski. Ve ‘yıllanmış şarap’ algısı doğru değil!

Şarap, içkiden öte kültür. İnsanlık tarihi kadar eski, hatta tarihteki bazı topluluklarda kutsal. Usulü var, manası var. Üretimi, korunması, ikramı, tutuşu, içimi, sunumu; hepsi özellikli.  Gastronomide ayrı yeri var, özel uzmanlık alanı. Rastgele de değil bu özellikler, nedenleri var. Mesela geniş ağızlı bardakta sunumun nedeni, şarabın hava alması içindir. Hava almayan şarap baş ağrısı yapar. Veya bardağı tutuş şeklinin amacı; ısınmanın önlenmesi, ayrıca sallama imkânı … Okumaya devam et Şarap, içkiden öte kültür. Usulü var, insanlık tarihi kadar eski. Ve ‘yıllanmış şarap’ algısı doğru değil!

“Onlar Daha Çocuktu” dedi, üniversitede okurken öldürülen 6 genci yazdı. Hatta 6+1

Özer Elmas, Mehmet Ömer, Muharrem Özdemir, Mustafa Ertan, Ercan Turgut ve Sadık Cemil. Türkiye’de okurken öldürülen 6 genç. 1976-78 arası. Okumaya gittiler, tabutları geldi. Öldürüldüklerinde 18-22 yaşlarındaydılar. Aradan 40-45 yıl geçti, bir öğretmen, Aydan Afşaroğlu aileleriyle, arkadaşlarıyla, yaşayan tanıklarla konuştu, onları yazdı. Onlar Daha Çocuktu adıyla kitaplaştırdı. Yaklaşık 6-7 yıllık bir emeğin sonunda 2 ciltlik bir eserle bir döneme tanıklık etti, 6 genci kalıcılaştırdı. 6 … Okumaya devam et “Onlar Daha Çocuktu” dedi, üniversitede okurken öldürülen 6 genci yazdı. Hatta 6+1

Sanatla makarna buluştu, fark yarattı…

Tepebaşı/Yorgoz’da bir makarna atölyesi olduğunu biliyor muydunuz? Fabrika değil, atölye. Bireysel bir girişim. Taze makarna yapıyor, sebzelerle. Pancardan ıspanağa çeşitli sebzelerle yoğrulmuş. Unu, pancarın püresiyle yoğurup taze makarna yapıyor mesela, birkaç dakikada pişiyor. Makarnanın ötesi, sanatsal bir faaliyet gibi. Profesyonel bir atölye, üretip satıyor. Ama daha önemlisi workshop’lar düzenliyor. Orada hamur yoğurup, makarna kesip, pişirme ve yeme mümkün. Atölye, Serhat Selışık’a ait. O bir heykel … Okumaya devam et Sanatla makarna buluştu, fark yarattı…

“Sanat bu topraklarda ihtiyaç değil, fantezi…”

“Devlet politikası da, piyasası da yok; gerçek tüketicisi çok az” Ruzen Atakan, yıllardır resim sanatıyla uğraşan bir sanatçı. Ve öğretmen, resim öğretmeni. Elinde fırça hep üretti, yurt içinde/yurt dışında sergiler açtı, uluslararası sergilere katıldı. Aynı zamanda öğrenci yetiştirdi, yeni nesil sanatçılara eli değdi. Şimdilerde öğretmenlik işinden emekliliğe hazırlanırken tuvallere yoğunlaştı. Birçoğu gibi daha çok kendi halinde, duyurmadan, bağırmadan, ses etmeden. “Ben fırçayla söylüyorum söyleyeceğimi, benim … Okumaya devam et “Sanat bu topraklarda ihtiyaç değil, fantezi…”

Batıdan kadının ayak sesleri geliyor: 4K marka oluyor

Eli nasırlı, üretimde söz sahibi kadınlar emsal bir kooperatifte güçlerini birleştirdi Kuzey Kıbrıs’ta çilekten kolokasa, patlıcandan avakadoya üretimde söz sahibi, eli nasırlı kadınlar örgütlendi. Gaziveren’den Yeşilırmak/Limnidi’ye kadar olan bölgede, üretkenliğiyle ünlü kadınlar. Öyle, böyle değil, “üretiyoruz, alın terimize sahip çıkacağız” diyerek bir araya geldiler, emsali olmayan bir kooperatif kurdular. Onlar soframıza gelen çileğin yaklaşık yüzde 70’ini, hıyarın yüzde 60’ını, kolokasın yüzde 35’ini üreten güçlü ve … Okumaya devam et Batıdan kadının ayak sesleri geliyor: 4K marka oluyor

Mürekkep kokusuyla 12 yaşında tanıştı. O günden beri yazıyor, çiziyor… İki bin ciltlik gazete arşivi, binlerce fotoğrafla, yarım asrın canlı tanığı olarak ayaklı kütüphane…

“Gazetecilik sokakta yapılır. Teknolojiyle birlikte yaşamın hamurundan uzaklaşıldı” Erten Kasımoğlu, benim ve benim neslimin Erten abisi. Mesleğin duayenlerinden. Haber veya araştırma yaparken, özellikle röportajlarda her başım sıkıştığında, isim/bilgi/fotoğraf arayışımda başvurduğum ayaklı kütüphane. Onda yok, yok. Yaklaşık 50 yıldan beri fiilen gazetecilik yapıyor, yazıyor, çiziyor, yorumluyor. Ama öncesi var, daha 12 yaşındayken tanıştı mürekkep kokusuyla.  Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan geçici yönetimlere, darbelere, savaşlara, katliamlara, federe devlete, anayasalara, … Okumaya devam et Mürekkep kokusuyla 12 yaşında tanıştı. O günden beri yazıyor, çiziyor… İki bin ciltlik gazete arşivi, binlerce fotoğrafla, yarım asrın canlı tanığı olarak ayaklı kütüphane…