“GAZETECİLİK TEMAS VE MESAFE MESLEĞİDİR…”

Mahkeme koridorunda karşılaşmıştık lise arkadaşımla, yıllar önce. Aslında cübbesinden anlamam gerekirdi. Ama ya anlamadım, ya düşünmedim; emin değilim. Patavatsız Kıbrıslı edasıyla “napannn… “ diye gürlemiştim mahkeme koridorlarında. Özlemle selamlaşacağımız zannıyla! Ama o; sevimli olmaya da çalışmadan terslemişti beni. “Burası mahkeme koridoru ve ben bir yargıcım” diyerek sadece tokalaşmış, mesafe koymam gerektiğini “hissettirmişti”. Demek istediğini, tavrını ancak yıllar geçtikçe ve adalet dağıtanlarla kanaat önderlerinin “mesafeli” duruş … Okumaya devam et “GAZETECİLİK TEMAS VE MESAFE MESLEĞİDİR…”

Reforma kendimizden başlayalım…

“Burada hayatın kendisi bile hayata şaşar” der Ahmet Altan Türkiye’yi anlatırken… Galiba buralarda da öyle, hatta “korumaya” alınmalık… Trafikte düzen ve kural isteriz, kaldırıma park edilmiş arabaya zabıta ceza yazınca “park yeri yok ki” diyerek kıyameti koparırız. Hatta Facebook’tan yayın yapmaktan da çekinmeyiz… “Let’s do it” kampanyalarıyla görkemli etkinlikler düzenler, çöpü marketten aldığımız naylon poşette kapı önüne koyarız… Su parasını ödeyemeyiz, görkemli stüdyolarla şov yaparız… … Okumaya devam et Reforma kendimizden başlayalım…

ALİ, ALİYE VEYA ALİYA: “KENDİMİ HİÇBİR ZAMAN ERKEK GİBİ HİSSETMEDİM”

“İnsanoğlu ana rahmine düştükten sonra ya normal bir erkek, ya normal bir kız çocuk olarak gelişir. Ancak bizim gibi insanlar ne tam erkek, ne tam kız olarak gelişir. Doğumdan sonra da bu sürer gider. İnsan kendini ne kadar sıksa da erkek gibi davranamaz… İmkansız, mutlaka bir falso verir. Bu, genlerle ilgili bir olay.   Şu an herşeyimle, ruh halimle o ikilemi aştım. Kendimi her şeyimle kadın … Okumaya devam et ALİ, ALİYE VEYA ALİYA: “KENDİMİ HİÇBİR ZAMAN ERKEK GİBİ HİSSETMEDİM”

MESLEĞİN ALAYLILARINDAN VE “İYİ Kİ” DİYENLERDEN

“Parti gazetesi”, Cumhuriyetçi Türk Partisi yayın organı olarak 35 yıllık bir geçmişi var Yenidüzen’in ama bunun ötesinde profesyonellerin elinde şekillenme süreci 10 yıl gibi uzun sayılmayacak bir geçmiş. Parti yönetiminin kararıyla 2001’de parti görevlilerinden gazetecilere “teslim edilmesiyle” hem kendi kaderini, hem de ülkedeki “parti gazeteciliği” kavramını zorlayan sürecin başlangıcı aynı zamanda bu…Ve bu sürecin odağında yer alan, gazetenin bir numaralı ismi Cenk Mutluyakalı’nın ifadesiyle “kurumsallaşmanın” … Okumaya devam et MESLEĞİN ALAYLILARINDAN VE “İYİ Kİ” DİYENLERDEN

ÖĞRETMENLİK TAKMA ADI OLDU, “HOCANIM”  ONU ÇAĞRIŞTIRDI…

“Toplumu düzeltmek için annelerden başlamak gerekiyor” Adını söylemeden “Hocanım” demek onu anmak için yeterli. Öğretmenin “misyoner” gibi çalıştığı yıllarda adanın değişik bölgelerinde yüzlerce, belki binlerce çocuğun yetişmesine emek verdi. Bununla yetinmedi, şiirden denemeye kadar edebiyatın birçok alanıyla ilgilendi, kadın hakları için mücadele verdi ve hep yazdı… Edebiyat uğraşı yanında, takma adla başladığı gazetecilik mesleğini tutkuyla sürdürüyor. Günlük yazılarına ek olarak, 13 yayınlanmış kitabına yenilerini eklemek … Okumaya devam et ÖĞRETMENLİK TAKMA ADI OLDU, “HOCANIM”  ONU ÇAĞRIŞTIRDI…

“BİSİKLETİMİZ OLSA SEVİNİRDİK, ŞİMDİ MERSEDES DE MUTLU ETMİYOR…”

Ada’nın değişik bölgelerinde, üstelik ender bir şekilde ilkokuldan üniversiteye kadar her kademede öğretmenlik, müdürlük, müfettişlik yaptı… Eğitimin tam gün olduğu, tüm dersleri tek öğretmenin verdiği, sınıfların 60 kişiden oluştuğu günlerde çalıştı… 31 yıllık hizmetin ardından 1970’li yıllarda emekliye ayrıldı, ama öğretme-öğrenme tutkusu devam etti… Altı yabancı dil bilmenin avantajıyla bir çok öğrenci yetiştirdi… 71 yaşında master yaptı… Bugün 84 yaşında, “ikinci aşkım” diyecek kadar mesleğine … Okumaya devam et “BİSİKLETİMİZ OLSA SEVİNİRDİK, ŞİMDİ MERSEDES DE MUTLU ETMİYOR…”

“BENİM ÜLKEMDE BEĞENMEYEN ALKIŞLAMAZ…”

KKTC’ye yaklaşık 4 yıl önce dünyaca ünlü Bellapais Müzik Festivali’nde konser vermek için geldi. Sanatçı Halil Kalgay’ın davetiyle adaya varışının hemen ardından Ercan’dan direkt olarak Bellapais’a gitti, konserini verdi ve geliş o geliş; o günden beri KKTC’de… “Rahatlığı, havası, kültürel ve tarihi dokusuyla beni büyüledi” diyerek adada, Kuzey Kıbrıs’ta yaşamaya karar verdi. Bakü doğumlu Rus vatandaşı Kasimov 8 yaşında müzik eğitimi almaya başlamış. Eğitimini tamamladıktan … Okumaya devam et “BENİM ÜLKEMDE BEĞENMEYEN ALKIŞLAMAZ…”

“YARGI TEK GÜVENCEMİZ… POLİTİKACIYI DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ AMA HAKİMİ DEĞİŞTİREMEZSİNİZ”

Yargıda 40 yıllık birikimle ve bu alanda en yüksek kariyerden, Yüksek Mahkeme Başkanlığı’ndan yaş haddinden emekliye ayrılan Salih Dayıoğlu, “Tek güvencemiz yargı. Politikacıyı, doktorunuzu ve mühendisinizi değiştirebilirsiniz ama yargıcı değiştiremezsiniz. Bu ülkede adalet 32 yargıcın elinde” diyerek gerek yargının temsilcilerine, gerekse politikacılara ve halka önemli mesajlar verdi. “Saf rakı” benzetmesi yaparak bağımsız yargıyla gurur duyduğunu anlatan Dayıoğlu, “KKTC’de çek-senet mafyası yoksa bunun nedeni halkın yargıya … Okumaya devam et “YARGI TEK GÜVENCEMİZ… POLİTİKACIYI DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ AMA HAKİMİ DEĞİŞTİREMEZSİNİZ”

Herkes sıkıntıdan patlıyor!

“Her şeyim var, hatta karavanım da. Evimde, işimde sorun yok. Gelirim iyi. Yine eksik bir şeyler var” dedi marketteki adam. Tanışmıyoruz, en azından ben onu tanımıyorum. Öğretmen. Tanışık gibi davranıp çokbilmiş edasıyla akıl vermeye çalışınca da “Sen sıkılmıyor musun” diye sorma cesareti buldu. “Ben kendimden bile sıkılıyorum” deyince, rahatladı sanırım… Restoranda selamdan öte tanışıklığım olmayan 25 yaşlarındaki genç, “Merhaba, nasılsınız” diye sorunca; gelenekselleşmiş sıradan yanıtımla … Okumaya devam et Herkes sıkıntıdan patlıyor!

ŞİŞE SUYUYLA İZOLE HAYATLAR

“Kızıma çok zaman harcıyorum, her istediğini yapıyorum, her şeye sahip ama oyundan, bebekten, parktan bile zevk almıyor. Hiçbir şeyden mutlu olmuyor” dedi 30’lu yaşlardaki genç kadın. Bahsettiği kızı da tatlı mı tatlı ve henüz 3 yaşında… Her şeye sahip 3 yaşında sağlıklı bir çocuk nasıl olur da mutlu olmaz düşüncesi dün gece boyunca beynimi kemirdi. Acaba bu coğrafyanın kaderi mi, dört taraftan denizle çevrili olmanın … Okumaya devam et ŞİŞE SUYUYLA İZOLE HAYATLAR